BU GÜN 12 MART 2019 İSTİKLAL MARŞI’MIZIN 98 İNCİ YILI


Bu makale 2019-03-14 22:57:52 eklenmiş ve 65 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza DURAN

 

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından okunan İstiklal Marşı’mızla “Türkün Ateşle İmtihanı” diye adlandırabileceğimiz Türk Kurtuluş Savaşı’nın, Kahraman Mehmetçiklerimizin insanüstü, destansı mücadelesini oldukça görkemli bir sesle anıtlaştıran İstiklal Marşı’mızın kabulünün her yıl olduğu gibi bu yılda 98. yılını şan ve şerefle yurdun her yerinde geçmişteki anıları ile kutluyoruz.

Milletlerin hayatında, savaşta mağlubiyet, esaret, yurt tuttuğu yerden kopma, göç etmek mecburiyeti gibi dönüm noktası teşkil eden buhranlı devreler vardır. Dünya tarihinde satvet ve kudretini ezelden ebede devam ettirebilmiş bir millet görülmemiştir.

Zaman zaman bazı milletler tarih sahnesinde pek parlamış, dünyanın mutlak hâkimi itibarını uyandırmış, fakat saltanatı pek uzun sürmemiştir.

O milletlerde zaman zaman isyanlar, ihtilallerle sarsılmış, sosyal ve iktisadi buhranlarla çalkalanmış, savaşlarda zaferlerin yanında mağlubiyeti onlarda tatmışlardır. Liderin yanında, ona destek olan ilim, fikir ve sanat adamlarının vazifesi ise bu iman gücünü devamlı olarak beslemek ve canlı tutmaktır.

Bizim tarihimizde büyük vatan şairimiz Mehmet Akif milletin ıstırabıyla ağlamış, memleketin heyecanıyla çırpınmış Kahraman Mehmetçiği Çanakkale’de destanlaştırmış, milli ve manevi değerleri coşkunlukla işlemiş, milletinin manevi ruh gücünü ateşleyip kuvvetli kılmıştır.

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.” özgüveniyle tarih sahnesinde var olan bir milletin millî marşının “İstiklal Marşı“ olması son derece tabiidir.

Hürriyet aşkı ve Hakk’a olan imanın özellikle vurgulandığı İstiklal Marşı’nda bu değerler yanında bayrak sevgisi; istiklal için yapılan her türlü fedakârlık ve mücadelenin yüceliği; Batı’nın ürkütücü maddi gücüne iman dolu göğsüyle karşı koyan vatan evlatlarının kıymet ve şecaati; şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarının kutsallığı; cennet vatan için canların feda edilmesi gerektiği; mabetler ve buralardan yükselen ezanların ebediyen susturulamayacağı ve bu şuur ve azimde olan millet için ebediyen izmihlalin söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir. Bu açıdan baktığımızda İstiklal Marşı, Türk milletinin ruhsuzluk, köksüzlük ve zalimlere karşı haykırışının sarsılmaz bir ifadesidir.

İstiklal savaşının hemen öncesindeki buhranlı günlerde kaleme alınmış olan İstiklal Marşımız; Türk Milletinin azminin ifadesi, iman gücünün maddeye olan üstünlüğünün ispatı olan muazzam bir destandır.

Milletimizin şerefli tarihini hatırlatan, istiklalimizi nasıl kazandığımızı, sahip çıkmamız gereken değerlerimizi terennüm eden ve istikbaldeki nesillere ecdadının vaziyetini ve hislerini yazıp dile getiren ümit ve gurur kaynağımızdır.

Bir millet için en karanlık günler o milletin istiklalinin tehlikeye düştüğü günlerdir.

İstiklal Marşı Şairimiz o zor ve karanlık günlerin içinde yaşamıştır. O şartların korkunçluğunu çok iyi bilmektedir.

Gerçekten de Mehmet Akif’in kurtuluşa olan inancı o denli güçlüdür ki düşmanın Sakarya Nehri’ne kadar geldiği, Başkentin Kayseri’ye naklinin bile düşünüldüğü genel bir umutsuzluk ortamında; “Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın/ Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın” diye haykırabilmiş, umudunu bir an olsun bile yitirmemiştir. Yıllar sonra bir dostu Mehmet Akif’e, “bu şiiri niçin Safahat’a koymadın?” diye sorar. O da, “o benim şiirim değil, milletin şiiridir” diye cevaplar bu soruyu. Tıpkı marşta Şanlı Bayrağımız için söylediği; “O benimdir, o benim milletimindir ancak” dizesini çağrıştıran bir üsluptur bu.

Bugün milli birliğimizi bozmaya çalışan şer güçlerine karşı milli azmi ve imanı şahlandıran İstiklal Marşı’mızın her bir mısrasını zihnimize, kalbimize kazımalıyız. Ancak bu ruhla bu badireleri atlatabiliriz. Çünkü biz çağları taksim eden, kıtaları yöneten bir ecdadın torunlarıyız. Bu şuurla hareket edersek bastığımız yerleri toprak deyip geçmezsek büyük Türkiye ülkümüze kimse engel olamaz. Hiçbir güç, birliğimizi kardeşliğimizi bozamaz. Başta gençlerimiz olmak üzere hepimiz İstiklal Marşı’nın her bir dizesini iyi anlamalıyız.

Yediden yetmişe milletin tüm fertlerinin ortak duygularını yansıtan Marşımız, ifade ettiği fikir, gösterdiği hedef ve barındırdığı değerlerle bir marştan öte Türk milletinin şahsiyetini ortaya koyan bir kimliktir.

İstiklal Marşı’nın Kabulü ’nün 98. Yıl dönümünü en içten duygularımla kutluyorum. Bu toprakları vatan yapan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Cenabı Hak’tan rahmet diliyorum. İstiklal Marşı gibi bu eşsiz eseri bize bırakan Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle minnetle anıyorum.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA