18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN YILDÖNÜMÜ


Bu makale 2019-03-14 22:57:27 eklenmiş ve 120 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

DÜNYANIN EN YÜREKLİ, EN KAHRAMAN ASKERİ OLAN BÜTÜN MEHMETÇİKLERİMİZE EN DERİN SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA

Bizim tarihimiz, olağanüstü gurur duyulacak bir tarihtir, bizler bu gururu Kahraman askerlerimiz ve Aziz Şehitlerimiz sayesinde yaşıyoruz, hepsinin ruhları şâd olsun.

Gazilerimiz ile gurur duyuyoruz ve O'nlar, bizlere her zaman "Kahramanların halâ var olduğunu" hatırlatıyorlar.

Çanakkale Savaşlarının ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü ülkemiz açısından çok önemlidir, her yıl olduğu gibi bu yılda çeşitli anma etkinlikleri ile kutlanacaktır.

Ülkemizin içinde bulunduğu seçim ortamı var ve hır gür gırla gidiyor, inşallah böylesi memleketimiz için önemli bir konuda geçiştirilmez, hakkıyla ve gereği gibi anma törenleri yapılır.

Bu memleket öyle kolay kazanılmamıştır, top yekûn, yedi düvele karşı mücadele veren milletimizin ve kahraman askerlerimizin sayesinde bu gün varız.

Emperyalist işgalci güçler milletimizden o dönemde yedikleri okkalı tokadın ve hezimetin içlerindeki kini ile halâ da sinsice saldırmıyorlar mı, günümüzde bile her türlü oyunlarının ve hain planlarının bitmediğini görüyoruz, onların bu işgalci, sömürücü dolapları, entrikaları yüzünden gencecik gül yüzlü fidanlarımızı her daim toprağa vermek durumunda kalıyoruz, Rabbim hepsinin de şehadetlerini kabul etsin, mekânlarını nurlar içinde Cennet mekânı eylesin.

Memleketimizin üzerindeki art niyetli hesapları halâ bitmiş değil. O dönemlerdeki işgal ordularının  adı birleşik kuvvetlerdi, günümüzdeki adı ise Koalisyon Güçleri oldu. Aynı hain amaçları için oradalar, memleketimiz içinde tehlike oluşturacak kadar sınırlarımızın hemen dibindeler sinsice ve haince. Her söylemleri ve yaptıkları aldatmacaları göz boyama değimli, en basiti iki lâfın başında, ”Dinlerin kardeşliği” safsatasını öne sürerler ama ne hikmetse Müslümanlara toplu katliamlara kadar varan, çocuk çoluk demeden kan dökerek acımasız saldırılarını yapmıyorlar mı? ”Barış” getireceğiz adı altında tam bir işgal ve sömürü yaparak göz koydukları ülkeleri mahvetmiyorlar mı?

Tarihten günümüze gelen politikaları hiç değişmedi ki, bizim ülkemiz üzerinde de hain plânları halen aynı..

Kurtuluş Savaşı mücadelemiz bu bakımdan çok önemlidir. Dünya devletleri içinde bütün ülkelerin birleşerek saldırıp, işgal ettiği tek ülkeydik. Verdiğimiz mücadele sonrasında yazılan kitaplarda bunlar hep anlatılıyor. O dönemde yurdumuza işgal için gelen Emperyalist Ülkelerin savaşa katılan ve daha sonra da bunları kaleme alan iki, "Birleşik Kuvvetler" askerinin anılarından bir bölümü, kısaca aktaracağım;

25 Nisan 1915 günü Çanakkale'de Türkler ve Birleşik kuvvetleri (Emperyalist Ülkeler) arasında yaşanan tarihin belki de en kanlı, fakat yurt savunması adına verilmiş en onurlu savaşıdır, "Çanakkale Savaşı"....

Çanakkale Savaşları sırasında destan yazan Askerlerimiz, bütün dünyanın, hatta yurdumuza işgal için gelen Emperyalist ülkeler mensuplarının ve askerlerinin dahi hayranlığını kazanmıştır. Zira O'nlar yalnızca Vatanlarını savunmamışlar, bütün Dünya’ya, onurlu olmanın ne demek olduğunu da öğretmişlerdir.

Tarih, bu kahramanlık dolu hikâyeleri ve Çanakkale Savaşları sırasında yaşanan trajedik olayları anlatır.

Çanakkale savaşına katılmış, İngiliz Üsteğmen Casey'in anılarında şöyle anlatılıyor; "Birleşik kuvvetleri ile Türkler arasında, Conk Bayırı'ndaki korkunç siper savaşları devam ederken, süngü hücumundan sonra savaşa ara verdik. Siperler arasında 8-10 metre mesafe vardı. Her iki tarafın da askerleri siperlerine çekilmişlerdi, ancak yaralılar ve ölüler oldukça fazlaydı. İki siper arasında, açıkta yaralılar ve ölüler yatmaktaydılar,  bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz Yüzbaşısı, avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, “kurtarın beni” diye yalvarıyordu ve yalvaran bu adama hiç bir siperden kimse çıkıp yardım edemiyordu. Zira en ufak bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağdırılmaktaydı. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden sopaya bağlanmış beyaz bir iç çamaşırı sallandırıldı, hepimiz donup kaldık, kimse nefes alamıyor, sadece ona bakıyorduk. Arkasından Aslan gibi iri yapılı bir Türk askeri silâhsız bir şekilde siperden çıktı, nefesler tutulmuş ve herkes donup kalmıştı. Siperdekilerin elleri tetikte nişan almak için bekliyorlardı. Asker, yaralı İngiliz subayını okşarcasına yerden kaldırarak, kolunu omzuna attı ve bizim siperlerimize doğru yürümeye başladı, yaralıyı usulca yere bırakarak, geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk Askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu." Dünyanın en yürekli ve en kahraman askeri Mehmetçiğe derin sevgi ve saygılar. Üsteğmen Casey (sonradan Avusturalya Valisi Olmuştur.)

***

Çanakkale Savaşlarında, Fransız kuvvetlerine komuta eden, General Guro, savaşa katılmış, bir kolunu ve bacağının bir kısmını savaş sahasında bırakarak yurduna dönmüş, daha sonra kendi yazdığı ve anlattığı bir savaş hatırasında ise şöyle diyor; "Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştığınız için daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam, biraz evvel doğa ve çevremiz enfes güzellikteydi, su çiçekleri, papatyalar, peygamber çiçekleri, leylâklar adeta gökkuşağı alemi yaratıyordu... Ve şimdi savaş sahasında dövüş bitmiş, o güzelim tablo gibi manzara, kan revan içindeydi, yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk, az evvel Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zayiat vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrümce hiç unutamadım. Yerde bir Fransız askeri yatıyordu, Türk askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtasıyla bir konuşma yaptık ve “niçin öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun?” dediğimde mecalsiz ve yorgun haldeki Türk askeri şu cevabı verdi; “bu Fransız yaralanınca yanıma düştü. Cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı bir şeyler söyledi, anlamadım ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok, istedim ki o kurtulsun, anasının yanına dönsün...” Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım, bu arada Emir Subayım, Türk askerinin yakasını açtı. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan gözyaşlarımın donduğunu hissettim. Çünkü Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkmıştı!.. Az sonra ikisi de öldüler..." General Guro Fransız Kuvvetleri Komutanı...

Çanakkale Savaşları sırasında ülkemizin dört bir köşesinden gelerek savaşa katılan Mehmetçiklerimizi bütün dünya takdir etmiş, etmekle de kalmayarak daha sonradan, yazdıkları hatıralarında da bu soylu milletin evlâtlarından, askerlerimizin yaptığı örnek davranışlardan ve kahramanlıklarından övgü ile de söz etmişlerdir.

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin Yıldönümü, Türk Milletinin gururla andığı bir tarihtir. Bu vesile ile Çanakkale Kahramanlarımızı ve bu kutsal vatan için kendisini siper etmiş bütün Aziz Şehitlerimizi, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA