KARADUT VE YAPRAĞININ HİKÂYESİ…


Bu makale 2019-03-14 22:56:50 eklenmiş ve 72 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Efsanelerin her ne kadar gerçeklik değerleri olmasa da, hayatımıza güzel dokunuşlar yaparlar. Hepsinde kendi hikâyemize yansıtacağımız dokunuşlar bulabiliriz. Kendi hayatımıza entegre ettiğimiz zamanlar da olmuyor değil.

Farklı çağlara, farklı kavimlere özgü birçok efsane okudum. Hepsinin de gerçek dışı, akıl almaz anlatımlarla dolu olmasına rağmen keyif veriyor bana. Yıllar önce okuduğum ve çok keyif aldığım bir hikâye daha var beni çocukluğuma bir nebze olsun götüren. O da aynı bizim, Kerem ile Aslı’mız, Leyla ile Mecnun’umuz gibi bir aşk hikâyesine dayansa da ana konusu, sonunda vermiş olduğu püf nokta beni çok etkiler.

Çocukluğumun en güzel zamanları, yaz aylarında, anneannemlerin bağında geçti. En keyif aldığım, karadut ağacının gölgesinde, kuş cıvıltılarının eşliğinde meyvelerinden şapur şupur dutları yediğim zaman. Her seferinde nasıl başarıyorsam, elim, yüzüm, üstüm, başım kıpkırmızı dut lekeleriyle dolu olurdu. O günden bu zaman çok bir şey değiştiğini söyleyemem. Hali hazırda, bu yaşıma rağmen, her yıl karadut mevsiminde, aynı keyifle dut ağacı gölgesine gitmeye devam ediyorum. Ve tabiî ki aynı şekilde her tarafımı leke içinde bırakıyorum.

İşte paylaşacağım bu hikâyenin sonunda da her ne kadar hüzün olsa da, bize bir sır veriyor aslında.  Okuyun bakalım o sır neymiş!

“Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe, delikanlının ki ise Piremus idi.
Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi.

Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi.
Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı.

İki evin arasında gizli bir çatlak vardı, aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burada buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe ağaca Piremus’dan önce varmıştı.

Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarpını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı.

Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe’nin eşarbını parçalıyordu.
O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe’yi öldürerek yediğiydi. Tispe’siz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.

Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti.

Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus’un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe’nin düşürdüğü eşarbını tutuyordu.  İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı.  Ama eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı.

Bir an mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı.  Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü.  Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı.
Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı.

Birden vücudu Piremus’un bedeninin üstüne yığıldı. O anda Tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı bunların aşkına adadılar. Piremus’un kanını bu ağacın meyvelerine, Tispe’nin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.

O günden beri karadut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Piremus’un kan lekesini), dut ağacının yaprakları, (Tispe’nin gözyaşları) temizler.”

Bilir misiniz dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz. Az kaldı dut mevsimine. Bu yıl denemeye ne dersiniz?

Sevgiyle, huzurla kalın.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA