GÖNÜL KATARI


Bu makale 2019-03-14 22:55:12 eklenmiş ve 273 kez görüntülenmiştir.
Doç. Dr. Levent Tuğrul

 

Modern trenler iyi giyimli ve hızlı, ancak bence buharlı lokomotiflerin çektiği katarlar çok daha yakışıklıydı. En önemli özellikleri de, çevreden kopmadan, belki yavaş ama kararlı bir şekilde hayatın içinde yol almalarıydı. Moskova’dan Sarı Deniz kıyılarına yol alan Trans Sibirya Ekspresi, Paris’ten Bağdat’a giden Orient Express, bu yüzden tren olarak anımsanmaktan çok, unutulmaz keşşaflar arasında sayıldılar. Pek çok yerde durup, yolcularını kısacık bir merhaba için bile olsa, o uzak ve yabancı yörelerin insanlarıyla tanıştırdılar. O yörelerin “A la minute!” (Dakikalık, eski Fast Food) yemeklerini, meyvelerini tattırdılar. Yer yer, istasyonlardaki satıcıların sunduğu el emeği eşyalarla, seferlerinde, gezici bir etnografya sergisini ziyaret eder gibi olurdu yolcular. Oysa modern trenler saatte 300 km hızla, uçar gibi, geçerken, ağaçlarla elektrik direklerini bile birbirinden ayırt etmek olanaksızdır. Nerede kaldı ki bu geçişte insanları tanımak? İşte bu yüzden o katarlar, pek çok insan için bir tren değil de, sanki hayatın kendi akışıymış gibi gelirdi. O katarların vagonları gibi birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öncelikli yolcularla doludur gönüller. Yemek yenen, işler yapılan, dinlenilen, sevilen, ya da sıkıcı ve üzücü anılar vardır içlerinde. Kısacası, her yönüyle yaşanırken hayat, yolculuk sürerken, geçer gider hiç bitmeyecek kadar uzun gelen seyahat süreci.

Kazanlarını doldurdukları servis durakları, aniden yol değiştirdikleri makaslar, aktarma istasyonları, trenden inenler, trene yeni binenler, yolculukları bitip gidenler, son istasyona dek aynı kompartımanı paylaştıklarımız, hepsinin özel yerleri vardır hayatımızda. Gerçek hayattan tek farkı sanki biletlerdir. Onlar hayat katarına bindiğimizde, elimizde belirivermiştir. Nereye gideceğimiz, hangi istasyonda ineceğimiz bu biletlerde yazmaz. Bir gişeden alınmamıştır ve bedeli de belli değildir. Yalnız bir gidiş içindir ve dönüşü var mı, yok mu hiç belli değildir. Dönen bir kimse çıkıp ta anlatmamıştır meraklılarına. Değiştirmek olanaksızdır ve iadesi de olmadığından, o yolculuk mutlaka yapılır. Neye mal olacağı ancak yolun sonunda anlaşılır.

Gönül katarının vagonlarında da, tren koridorlarındaki gibi gezebilirsiniz. Kimi en önde, kimi arkadadır ve zaman zaman, özel bir istasyona gelindiğinde sıraları değişir. Kimi zaman katara yeni bir vagon ekler, kimi zaman, bazılarını gereksiz görüp çıkartırız katardan. Çıkarttığımız vagonların başka katarlara eklendiğini düşünüp üzüldüğümüz anlar vardır, sevindiğimiz, ya da nerede ne olacaklarını hiç umursamadığımız anlar da. Ama hiçbir zaman aynı hatta, aynı anda iki katarda birden yer alabilen bir vagon yoktur; kimi bunun olanaklı olduğunu sansa da…

Bazen bu değişiklikleri yapamadığımızdan katar git gide yavaşlar, neredeyse hareket edemez hale gelir. Ya birbirine eklene eklene lokomotifin gücünü aşar, ya da içindekilerle çekilemeyecek kadar ağırlaşır vagonlar. Yapısal seçimler, kaçınılmazdır.

En güzeli, yokuşa gelindiğinde, katara kendiliğinden ikinci bir lokomotifin eklenebilmesidir. Bazen ikisi birbirine bağlı, önden çekip sürer katarı, bazen öndeki fark bile etmezken, diğeri en arka vagondan ittirerek destekler onu.  Bir tepenin zirvesine çıkıldığında da, inişin çok hızlı ve kontrolsüz olmasını engellemek için tutar katarı. Yoldan çıkıp, devrilmekten korur. Böylesine hayata benzer katar öyküleri ve yolculuk sürer gider.

Makas istasyonları da bir başka önemlidir. Çarpışacak gibi burun buruna yaklaşan katarlardan biri o makasta hat değiştirip, hızla, bir adım ötesinden geçer gider diğerinin. Ya da arkadan hızla yaklaşıp, aynı şekilde yandan geçerek ilerler. Kompartımanlardakiler burunları cama yaslanmış, diğer trendekileri izler merakla. O anda, makas olmasaydı, ya da çalışmasaydı nasıl bir felaket yaşanacağını bilenler de vardır elbet aralarında. Bu yüzden de mırıldanırlar; “Herkes kendi yoluna!”

Her katar farklı gelebilir insana, ama Yunus’un çok doğru söylediği gibi; “Yol aynı yol” aslında…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA