Düşün Düşün…


Bu makale 2019-03-07 21:20:45 eklenmiş ve 372 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Eskiler, “on kere ölç, bir kere biç” demişler, kısaca her yapacağın iş hakkında etraflıca düşün ve ondan sonra yap anlamına gelen bu sözlere benzer daha birçok uyarıcı anlamdaki özdeyişler çoktur ülkemizde.

Ama bazen bunları düşünemeden acele kararlar alır, sonra da tarifsiz pişmanlıkları da yaşamaz mıyız?

Yapılan hatalar ve sonrasındaki pişmanlıklar dillendirilir daima ama yine de ders alınır mı alınmaz mı o herkese göre farklı bir durumdur.

Ülkemizde bol kavgalı, kargaşalı bir yerel seçim ortamı var. Sivri diller, toplumu incitici sözler, insanların zaten stresli giden hayatını daha da çok gerecek tarzdaki bu şekil tabi ki hoş değil ama maalesef düzeni bu yönde sürdürüyorlar.

Oysa ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı durumlar öyle çok ki, sınırlarımızın dibindeki olanlardan başlarsak, ülkemizi sıkıntıya sokacak bir çok önemli sorun var, hepsi de başlı başına önemli, günlük hayatta yüksek seyreden gıda fiyatlarının ve pahalılığın gidişatını endişeyle düşünen insanlar, işsizlik çok fazla, iş alanlarının giderek daralıyor, tarımsal maliyetlerde sorunların çok fazla olması ve bunun gibi daha bir çok halkı ilgilendiren önemli konular varken, bu kadar stresli bir seçim çizgisinin olması şart mı?..

Şimdi ülkedeki birbirine eklenmiş olarak zincirleme bir şekilde gelen zam fırtınaları ve bunun yarattığı endişeler ise hayli fazla.

Artık insanlar tahammülsüz olmuş, en ufak bir olayda aşırı tepki verip adeta patlarcasına gergin, bu da toplumsal hayatta birçok üzücü olayı getiriyor, insanlar toplu taşımalarda bile kavga eder bir duruma geldi. Çok yazık

Ülkemizin ağır ekonomik durumları olduğu kesin. Batan şirketlerin, Konkordato ilân ederek iflâs edenlerin kepenk kapatanların, gırtlağa kadar borçları olup hacizlerle boğuşanların sayıları çok fazla.

Yabancı sermaye girişi için güven ortamının oluşturulmasının şart olduğunu ise söyleyip duruyorlar. Döviz kurundaki yaşanan belirsizlikler, inişli, çıkışlı seyreden faiz endeksleri, enflasyon rakamlarındaki oluşan yukarı doğru gidişler, piyasalardaki cari açık, geçim endekslerindeki ürkütücü farklar, çarşı pazarda el yakan fiyat etiketleri gibi bir sürü sıkıntılı durumlar var.

2018 yılı Şubat ayının açıklanan rakamları itibariyle açlık sınırı 2028.84 yoksulluk sınırı ise 6.608.60 olmuş, oranların %24 arttığı belirtiliyor, tabi ki bütün bu olumsuz gelişmeler ailelerdeki yaşam düzenini de olumsuz yönde etkiliyor, geçim sıkıntılarına bağlı aile içi şiddetlerde artışların etkili olduğu belirtiliyor.

TUİK rakamlarına göre boşanmaların hızı 2016-2017 yılları arası %1.8 oranındayken, 2018 de %10.9 olmuş.

Boşanma oranları bir yıldan az olan evliliklerde %3.2 olmuş, bir yıl ile beş yıl arası olan evliliklerdeki boşanma oranı %35 olarak artmış. 6 ile 10 yıllık evliliklerdeki boşanmalar %20.7 olmuş… 11 ile 15 yıllık olanlarda ise %14 boşanma oranları varmış. Ürkütücü bu rakamlar toplum yapısından çok düşündürücü. Buna karşılık evlenme oranlarında ülke genelinde %2.9 oranında azalmalar varmış. Türk aile yapısı dediğimiz olguda bariz çatlaklar olduğu kesin.

İçerdeki sıkıntılı durumlar yetmezmiş gibi bir de ülkemizin etrafını sarmış vaziyetteki ateş çemberi de giderek ürkütücü boyutlara varmaktadır.

Suriye ve o bölgede bulunan Evangelist ve Siyonizmden yana olan ABD ve ona destek veren devletler, öte tarafta ise Suriye sorunu için Rusya ve İran çözüm önerileri ile masadalar ama perde arkasındaki gizli pazarlıkları nelerdir onları bilemiyoruz. Hepsinin de kendi çıkarları ve kötü amaçları çok fazlayken bunların hangisini dost kabul edebiliriz ki, hepsinin ellerinde oynattığı, silahlandırıp, eğitip kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirdiği terör örgütlerinin varlığını kör olanlar bile görmüyor mu? Oynadıkları oyunların ülkemize verdiği hem ekonomik, hem acı faturaları yok mu? ülkemizin ödediği bedeller, verdiği şehitler yok mu?.

Bu kadar sıkıntılı bir ülkede yaşıyorsak bir de gerginliği arttıracak söylemlerden kaçınmalıyız, toplumsal huzuru bozacak olaylardan, etkenlerden olumsuz etkilerin doğabileceğini düşünmeliyiz.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA