YAŞAMIN GELİŞMESİNE KADININ KATKISI DAHA FAZLADIR


Bu makale 2019-03-07 21:15:32 eklenmiş ve 366 kez görüntülenmiştir.
VELİ ÇITAK

 

Hepsi birer ana, kardeş, eş olarak saygı duyulması gereken kadınlar özellikle anne olarak insan yetişmesinde en önemli yere sahiptir. Kadın daha titiz ve koruyucudur. Anne ne kadar bilgili, sağlıklı, huzurlu olursa yetişen nesiller de o kadar sağlıklı olur. Ancak ne yazık ki; geri kalmışlarda daha fazla olmak üzere bütün ülkelerde kadınlar mağdurdur, saldırıya uğrar, eğitimsiz kalırlar, erkeklerle eşit sayılmazlar.

Her yıl 8 Martta kutlanan Dünya Kadınlar Gününün kutlanmasının amacı, kadınların sorunlarına dikkat çekmek, çevresine eleştirel gözle bakmalarını, sorunları hakkında bilgilenmelerini sağlamaktır.

Emekçi kadınlar diyerek kapsamı daraltmaya gerek yok çünkü bütün kadınlar emekçidir. Ev hanımlığı da ağır işçiliktir.

Doğaldır ki eğitim görmüş, sosyalleşmiş çalışan kadınların dünyaya bakışları daha gelişmiştir. 8 Mart 1857 yılında, ABD’de onbinlerce kadın işçi daha iyi çalışma koşulları için grev başlattı. Greve polisin yaptığı müdahale ve çıkan yangında 123 kadın can verdi.

1910 yılında toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında o gün ölenler anısına 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması kararlaştırıldı. Birleşmiş Milletler de 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.

Türkiye’de1921 yılında ilk kez 8 Mart Dünya Emekçiler Günü olarak kutlama yapıldı.

 

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

Dünyadaki işlerin %66’sını kadınlar yapıyor. Buna karşın dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una, dünyadaki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.

Savaşlarda herkesten çok kadınlar acı çeker, saldırıya uğrarlar.

Şeriat hükümlerine göre erkeklerin kadınlara göre açık üstünlüğü vardır. Kocaları eşlerini dövebilir, rahatça boşayabilir.

Kadınlar kocasının çok evliliğine karşı çıkamaz, çocukları üzerinde velayet hakkına erkekler sahiptir.

Mirastan erkeğe oranla daha az pay alır. Sokağa çıkma, çalışma, mülk edinme gibi hakları erkeğin izniyle olur. Çocuk yaşta evlendirme, tecavüz, saldırı, sıradan işlerdir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, yeni devletin kurulması çalışmaları sırasında 3 Şubat 1923’te İzmir’de kadınlar için şunları söylüyor:

“Kadınlarımız bundan sonra haremlere kapatılmayacak, gizlenmeyecek, yüzlerini örtmeyeceklerdir. Çünkü bu tüm ülkenin daha çok acılar çekmesine neden olacaktır. Türk kadınları ulusal bağımsızlığımız için savaş boyunca cesaretle dövüşmüşlerdir. Bugün onlar özgür olmalı, eğitim olanaklarından yararlanmalı, erkeklerimizinkine eşit bir düzeye çıkarılmalıdır.”

Atatürk söylediklerini yaptı, 1926 da miras, evlenme, mülk edinme ve çocuklar üzerinde hakları eşitleyen Medeni yasa çıkardı. Türk kadını dünyada birçok ülkeden önce eşit haklara kavuştu.

Kadınlar, 1930 belediye meclislerinde, 1934 te milletvekili seçme ve seçilme haklarını veren yasalar yürürlüğe girdi.

Kadınlara eşit haklar getiren ve savaşsız bir dünya isteyerek onların insanca yaşayacakları bir yaşam kurmaya çalışan Atatürk ve Cumhuriyeti kuranlara kimi kadınların düşmanlığı ilginçtir. Şeriat ülkelerinde yaşayan ve hiçbir hakkı bulunmayan kadınlar Türkiye'deki kadınlara özenirken Türkiye'deki kadının kendi haklarını hiçe sayan şeriat yönetimlerine destek veriyor olması akılla mantıkla açıklana bilir mi?


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA