TARIMSAL DESTEKLER ÖNEMLİ


Bu makale 2019-02-14 18:44:09 eklenmiş ve 262 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Pazar fiyatları bir kez daha gösterdi ki üretime gereken önem verilerek dışa bağlı kalmamalıyız.

Tarım ve hayvancılık, bir ülkenin en büyük değeridir. Küresel ısınma, mevsim değişiklikleri dikkate alındığında tarım ve hayvancılık önümüzdeki yıllarda daha da değerli olacaktır, zira insanoğlu gıdadan ve beslenmeden yaşayamaz.

Tarımda ve hayvancılıkta modern bir sistemin olmasının yanında geleneksel metotlar da kullanılmalı ve çiftçimizin, köylümüzün ürettiği, “yerli ürünlere" yönelmeliyiz ki, yerli ürünü üreten çiftçilerimizi bu yönde yüreklendirebilelim ve üretimde daha üst noktalara taşıyabilelim.

Tarımsal girdi maliyetlerinin giderek artması, dış ülkelere bağlı dolara endeksli fiyatların ve yakıt giderlerinin devamlı artıyor oluşu, tarımsal üretimimizi olumsuz etkiliyor ve bu da iç pazardaki darlıklara, yüksek fiyat artışlarına neden oluyor.

Çiftçilerimizin tarımda kullandığı suyu, elektriği, mazotu, gübresi ve üretimde kullanabileceği unsurların hepsi indirimli fiyattan olmalıdır ki girdi maliyetlerinde düşme olabilsin, piyasa rahatlasın. Ayrıca hasat zamanlarına denk gelen ithalatlara da dur denmelidir ki çiftçilerimiz ürettikleri ürünlerde zarar etme riski yaşamasınlar. Bu ve bunun gibi daha birçok sayabileceğimiz destekleyici unsurların yapılması ve yerli üretimin tekrar ayağa kaldırılabilmesi şarttır, aksi halde gıda ürünlerindeki dışa bağımlı olmaktan kurtulamayız. Millî ve yerli bir tarım politikamızın olması da şarttır!..

Bu çalışmaların yanında yerli tohum, fidan, hayvancılık alanında üretiminin olması şart, üreticilerimizin bu yönde desteklenerek kalıcı çalışmalar da yapılmalı ki, çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını alabilsinler, bunları dış ülkelerden almak durumunda kalmayalım.

Ülkemizde yaşanan hortum ve diğer doğal afetlerden etkilenen tarımsal ve üretim alanlarımız oldu, bunların tekrar üretime başlamaları şart, piyasa fiyatlarındaki yaşanan istikrarsızlıkların ise geçici çözümlere değil, kalıcı çözümlere ihtiyacı var ve bu yönde destekleyici çalışmalar da olmalı.

Bu konudaki yapılan çalışmaları, yaşanan örnekleri, tarım ve hayvancılık alanında uğraş veren üreticilerimizi destekleyecek, yüreklendirecek ve en önemlisi de emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir şekilde üretim yapabileceklerini görmek ise ülkemizin gıda ihtiyacı için şarttır.

Küresel dünya düzenindeki kartelleşmiş dünya markalarının hiç istemediği yerli üretim ve tarımsal faaliyetleri mutlaka oluşturmalıyız, onlar kendi tohumunu, fidanını ve diğer ürünlerini dünyaya satıp ülkelerin kanını emmeye programlı bir şekilde işlerini yürütüyorlar, onların bu oyunları o ülkeleri ellerinin, avuçlarının içinde istediği gibi oynatmak düzeninde işliyor, kendi ülkelerinde kullanmadıkları GDO’lu tohum, gübre, ilâç, vs. her şeyi önce satıyorlar, bunun neticesinde sağlıksız beslenen ülkelere de ayrıca sağlık alanındaki ilâçları ve tedavi yöntemlerini pazarlıyorlar, kısaca her türlü insanların kanını emiyorlar denecek bir düzeni dayatıyorlar. Afrika ülkelerini getirin gözünüze, oralarda geniş altın, elmas madenleri ve her türlü zenginliği onlar işletiyorlar ama yerli halklar bir deri bir kemik aç, sefil bir şekilde yaşıyor. Küresel Vampirlerin gözü hiç doymaz, ancak bizler kendi ülkemizi düşünmek zorundayız.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA