BİR ULUSU-MİLLETİ ÇÖKERTMENİN YOLU


Bu makale 2019-02-07 21:32:16 eklenmiş ve 120 kez görüntülenmiştir.
Hulusi ŞENEL

 

“Ahlaki değerlerini, dilini ve kültürünü yok etmekle mümkündür.”                                                                            Hulusi ŞENEL

 

Sevgili okuyucular,

Bilmiyorum, bir süre önce gazetelerde yayınlanan bu haberi okudunuz mu? Aslında haber biraz eski çünkü dosyamda bir yerlere sıkışmış kalmış. Haber şu “ Bir Üniversitede 15 öğrenci Türkiye’de ilk olarak ‘Gay - Lezbiyen Kulübü’nü kurdu ve bu gay-lezbiyen kulübü üniversitede paneller düzenleyecek!

Bazı gazetelerde de yer alan bu habere göre,  düzenlenecek panellerde; eşcinsel denilen erkeklerin erkek arkadaşlarıyla, lezbiyen denilen kadınların-kızların da kadınlarla-kızlarla sevgili veya  karı-koca  hayatı yaşamaları konusunda gençlere bilgi verilecek ve bir yerde bu konuda hoşgörülü olunması istenecek!..

Kısaca, böyle bir yaşamın batıda, özellikle Avrupa ülkelerinde normal olduğu, bunun AB’ye üye olmaya çalışan Türkiye’de de artık kabul edilmesi, gay ve lezbiyenlerin toplumdan dışlanmaması gerektiği savunulacak!.

Ülkemizin düştüğü şu haline bir bakın!..

……..

Üniversiteler, gençlere en yüksek düzeyde bilim-ilim öğreten kurumlardır. Ama, dünyada mevcut 12 bin üniversitenin ilk 500’ü arasına dahi giremeyen bizim üniversitelerimiz,  şimdi bu Gay ve Lezbiyen kulüpleriyle anılacak!.

Gazeteci-yazar Arif Bilgin bu gay-lezbiyen kulübü ile ilgili olarak bir yazısında şöyle demişti;
” … İşin bir tarafına bakarak, “ Ne bekliyordunuz ki? ” sorusunu sorabiliriz… Çok büyük oranda ‘elden çıkmış’, ahlaki değerleri kalmamış.. Alkol ve sigaradan geçtik uyuşturucu müptelası olanları hızla artan…

Bekâreti ayıplamaya başlamış, kız-erkek ayırt etmeksizin, evlilik öncesi tecrübe edinmegibi batı toplumunda 12-13 yaşına kadar gerilemiş fuhşiyatı yani aile düzeninin dinamitini, gittikçe normal davranış olarak görmeye başlayan…

Namus, iffet, bekâret, sadakat adına toplumumuzun büyük kısmının hayatî değerde önem verdiği ne varsa onları saçıp savurmayı, bırakıp ayıp, günah, yasak, sakıncalı kabul etmeyi; aydın olmakla denk…’ bulanlarının oranları yüzde ellileri geçmiş bir gençlikten bilim adamı çıkacağını mı sanıyordunuz?

İşte bu üniversitede açılan  gay-lezbiyen öğrenci kulübü ile gençlerimiz, batının- AB’nin çağdaş-uygar medeniyetini alacak, aldığı eğitimle ülkesinin kalkınmasına, halkının-milletinin refahına katkıda bulunacak!

……….

Bir başka ilginç haber de İnönü Üniversitesi’ndendi.. Bu üniversitenin Rektörü, üniversitedeki duvarlara asılı bazı Atatürk resimlerini görmek istememiş ve bunu “ şekilcilik “ olarak yorumlamıştı!

Prof.luğa kadar yükselmiş ve üniversiteye Rektör olmuş bir kişinin ağzından bu sözleri duymak, o Rektörün Prof. olmasına rağmen cehaletini atamamış bir akademisyen olduğu anlaşılıyor. Böyle bir Rektörün-eğitimcinin yetiştireceği gençlerin ülkesine ve milletine nasıl bir hizmet vereceği, nasıl faydalı olacağı dikkate alınmalı.

........

 

BÜTÜN BUNLAR AYDIN GEÇİNEN KÜRESELCİLERİN MARİFETLERİ

 

Sevgili okuyucular,

Avrupa’dan bana iletilen bir mesajda Vatikan’da Ortadoğu’da görev yapacak Misyonerler için alınan bir karar aktarılmıştı. Türkiye’de görev yapacak misyonerlere bakın nasıl bir talimat veriliyor;

Bir ülkeyi çökertmek, halkını zayıflatmak, yozlaştırmak isterseniz, o ülkenin dilini, kültürünü ve ahlâki değerlerini yok edin. Türkiye’de görev yapacaklar onları din değiştirmeye davet etmesin. Türkler din değiştirmez. Bu nedenle Türklerin dilini, kültürünü ve ahlâki değerlerini yok ediniz.”

İşte, Türkiye’de bunlar yapıldı ve yapılıyor. Batı kontrolü altındaki bir takım basın-yayın organları yaptıkları yayınlarla, bir takım sözde aydınlar da batılılaşma adı altında insanlarımızı kültürel ve ahlaki yönden yozlaştırmaktalar. Bazıları da insanlarımızı milli-ulusal duygulardan, Türk kimliğinden / milliyetçiliğinden, Türk kültüründen uzaklaştırıp, bedevi Arap ve Farsi-İran kültürü ile yoğurmaya çalışmaktalar.

Kendilerini aydın sanan bir takım gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, sanatçılar, siyasiler hatta muhafazakâr dindarlar da, Türkiye’nin kalkınmasının, insanlarımızın uygarlaşmasının yolunu Avrupa Birliği üyeliğinde görüyorlar. Her ne şart ileri sürülürse sürülsün kabul edilmesini istiyorlar. 

Bilmiyorum daha  fazla söze gerek var mı?...

E.Posta- hulusisenel@yahoo.com


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA