R-Kompleks


Bu makale 2019-01-31 20:39:07 eklenmiş ve 264 kez görüntülenmiştir.
Göksel Kayseri

 

"İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyadaki birçok sosyal bilimcinin beynini bir soru kemiriyordu:

Kant, Hegel gibi büyük filozofları, Einstein gibi bilimcileri, Goethe gibi büyük yazarları, Wagner gibi büyük bestecileri çıkarmış bir Alman toplumu, nasıl olur da Hitler gibi bir delinin peşinden gitmişti? Üstelik 20 milyondan fazla insanın ölmesine neden olduğu halde? Hitler, "mühendis kafalı" olmalarıyla ünlü Almanlara ne yapmıştı? Onların mantıklarını nasıl "servis dışı" hale getirmişti?

Sorunun özü şuydu:

Mantıklı insanların/toplumların mantıksız davranmaya başlamasına sebep olan neydi?

Uzun süren araştırmalarla cevabın bazı parçaları keşfedildi. En önemli kavram "R-kompleks" denilen olguydu. (Google’da arayınız)

Almanların beyninde "R-Kompleks" denilen beyin bölgesi, baskın hale getirilmişti. R-kompleks, "sürüngen beyin bölgesi" demektir. Her beyinde bulunur. R-kompleksle yönetmek, kitlelerin beynindeki "ilkel içgüdüleri aktive ederek, mantıklı düşünmeyi baskılamak" demektir.

Peki, bu tip liderlerin metodu neydi?

Sosyal psikoloji araştırmalarına göre, bir insanın beyinin R-kompleks seviyesine indirgemenin en iyi yollarından biri onu bir gruba dahil etmekti.

İnsanları "biz ve onlar" diye ayırmaktı. İç bağları sıkı bir grup içindeki kişi "akıl ihalesi" yoluyla mantığını kullanmaktan vazgeçebiliyordu.

Bu amaçla kullanılan ikinci yol, _kitleleri "korku kültüründe" yaşatmaktı.

Aynı şekilde "dış düşmanlar" göstererek korkuya dayalı politik propaganda yapılarak da kitleler R-kompleks seviyesine indirilebiliyor.

Bu siyasi stratejide 3-D çok önemlidir:

1. Düşman göster,

2. Dayanışma duygusunu kışkırt,

3. Düşündürme!

Sürekli çatışma çıkar ki, taraftarların düşünemesinler!..

İnsanların mantığına değil *içgüdülerine hitap et!..

Peki, kitleler bu tip "R kompleksli" liderlerde ne buluyorlar?

En önemli açıklamalardan biri özdeşlik kurma psikolojisiydi. Kendi hayatında yenik, ezik, kompleksli kişiler, bu tür gücü ve otoriteyi temsil eden liderler üzerinden, kendilerini ezen kocalarından, patronlarından, üst sınıftan kendilerince intikam alıyorlardı. R-komplekse hitap eden liderlerin en büyük sırrı, kendisini bir "intikam aracı" olarak sunmalarıydı.

Onlar hep; *Kaybedenlere oynayarak kazanıyorlardı!.. Kimliklerini bir düşmana göre konumlandırıyorlardı.

Mesajları şöyleydi: "Ben de senin gibiyim ama senin olmadığın bir yerdeyim, oyunla bana güç ver, nefret ettiğin herkesin canını okuyayım, sizleri ve toplumu düze ve refaha çıkarayım.!.."

Bu tip liderler kolaylıkla iktidara gelebilirken, gidişlerinde büyük bedel öder ve ödetirler.

Bu tip liderler, toplumlar için bir zekâ testidir.

Bir toplum ne kadar az gelişmiş ise ilkel beyin (R-Kompleks) baskın karakterlerin o kadar etkin olacağını tahmin edebiliriz. Aynı şekilde, bir insan ne kadar çok kendini geliştirirse, R-Kompleks davranışlarını o oranda kontrol edebilecektir.

Aile ve grup içindeki çatışmaların geniş ölçekli bir versiyonu sosyal alanda görülür. İnsan beyninde olduğu gibi, toplumsal hayatta da bazen İlkel beyin ( R-Kompleks) hakim olur. Böyle dönemlerde Max Horkheimer’in deyişiyle kitlesel “akıl tutulması” yaşanır.

Mümin Sekman: “Her Şey Beyinde Başlar” kitabından alıntıdır.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA