SÖZÜNÜZ GÜNAHSIZ MI?


Bu makale 2019-01-24 17:51:55 eklenmiş ve 298 kez görüntülenmiştir.
Göksel Kayseri

 

Yine bir siyasi ortama, siyaset yoğunluğuna girmek üzereyiz. Hatta girenler bile var.

Yurt genelinde adayların netleşmesiyle belediye başkanlarını, belediye meclisi üyelerini ve muhtarları belirleyeceğimiz 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde partiler ve siyasiler arasında rekabet başlayacak. 1 Nisan’da sona erecek bu maratonda adayların alacağı oylardan daha önemli bir konu var. O da yine bir arada yüz yüze bu topraklarda yaşayacak olmamız.

Bu nedenle, (aslında her zaman olması gereken) özellikle dikkat etmemiz gereken konuların başında hitabet vardır. Düşüncelerinizi nasıl ifade ettiğiniz, anlatmak istediğinizden daha önemlidir.

İnsan zihni, sürekli olarak tohumlar ekilen bir toprak gibidir. Tohumlar, düşünceler, fikirler ve kavramlardır.

Söz tohum gibidir. Onu çok verimli olan insan zihnine ekerseniz, kolayca büyüyecektir. Dikkat edilecek konu, sözlerimizin niteliği yani oraya ne cins bir tohum ektiğimizdir.

Birisi size “aptal” derse, görünüşte bu sözü size karşı kullanmıştır. Oysa gerçekte bu sözü kendine karşı kullanmıştır. Çünkü size “aptal” dendiğinde söyleyenden nefret edersiniz. Sizin ondan nefret etmeniz, şüphesiz onun için iyi olamaz. Bu sebeple birisi size kızgınlık duyup, zehrini sözleriyle akıttığında, kullandığı kötü sözü kendine karşı kullanmış olur.

İçsel ya da dışsal bir davranış, bir söz, benzerini yaratır. Hakaret edene hakaret edilir, seven sevilir, bencillik edene bencillik edilir. Sözlerinizi birinin üzerinde büyü yapmak için kullanırsanız, siz de onun büyüsünü üzerinizde hissedersiniz.

Söz bir büyü aracıdır. Ama iki yanı keskin bir kılıca benzer. Güzel bir rüyayı da yaratabilir, etrafımızdaki her şeyi de yok edebilir.

Yıllar önce Almanya’da bir adam, söz büyüsü kullanarak, halkın korkularını harekete geçirdi ve ülkesini dünya savaşına soktu. Almanların beyninde "R-KOMPLEKS" denilen beyin bölgesi, baskın hale getirilmişti. Çok sayıda insanı, korkunç boyutlarda şiddet uygulamaya ikna etti.

Açık sözlü ve dürüst olmak adına, insanlarda gördüğümüz kusurları pat diye söylememek gerekir. Sufi dergâhlarına yeni katılanlara abartılı övgüde bulunulmasının, gerçek durumlarının değil, hedeflenen durumlarının (sanki erişilmiş gibi) söylenmesi bu nedenledir. Böylece mürit motive olur ve daha çok çaba sarf eder.

Atatürk'ün "Türk zekidir, çalışkandır" demesi de bu sebepledir.

Sufiler der ki, "kişiyi değil kişinin yanlış davranışını dövünüz. Yanlış yapan insanı aşağılamak yerine, yanlış davranışı eleştirin, doğrusunu gösteriniz.”

Ezoterik öğretiler ise, konuyu biraz daha açar: "insanların öfkesini, düşmanlığını gereksiz yere üzerinize çekmeyin. Kime, neyi, ne zaman, nerede, ne kadar vereceğinizi bilin" der.

Atatürk bu ilkeleri harfiyen uygulamıştır. Hedefini aşamalara bölmüş ve içinde bulunduğu zaman ve mekân neyi söylemesi ve yapmasını gerektiriyorsa sadece o kadarını söylemiş ve yapmıştır.

Biriyle konuşurken, yazışırken kendimizin akıllı biri olduğunu söylemek ayıptır. Egosallık ve megalomanlık kokar. Ama yanlış bir şey yapana bidon kafalı dediğimiz zaman yine karşımızdakini aşağılamış, kendimizi yüceltmiş olduğumuz halde yanlışımızı fark etmeyiz. Üstelik kendimizi açık sözlü, dobra ve korkusuz bulur, kendimizle iftihar ederiz. Bu davranışımız, kendimize ve bizim gibi düşünenlere egosal doyum sağlasa da sonunda mutlaka zararlı çıkarız. Çünkü bu sözümüz o insanın egosunu yaralar, bize, ailemize ve desteklediğimizi sandığı siyasi parti dâhil bizimle ilişkilendirdiği her şeye düşman olmasına yol açar. Bize haddimizi bildirecek kim varsa ondan yana olur.

Sözleri özenli bir seçicilikte kullanmak, “günahsız” sözler kullanmak, enerjinin doğru kullanımıdır. Bu enerjinizi sevgi oluşturacak şekilde kullanmak demektir. Kendinizle “sözünüzde günahsız olabilmek” için bir anlaşma yapmaya niyetlenmeniz bile, içinizde birikmiş olan duygusal zehirden kurtulmanıza yetecektir. Fakat bu anlaşmayı yapmak zordur. Çünkü biz tam zıttı bir şekilde davranmayı öğrendik. Genellikle sözü, bireysel zehrimizi akıtmak için kullanıyoruz, kızgınlığımızı, kıskançlığımızı, çekememezliğimizi ve nefretimizi ifade etmek için.

İşte bu nedenle kendimizle yapacağımız birinci anlaşma, sözlerimizde günahsız olmaktır.

Sözlerimizi özenle seçmeli ve sevgimizi paylaşacak şekilde kullanmalıyız. Amacımız ne olursa olsun, onu ifade ederken kullandığımız sözlerin bir büyü aracı olduğunu, gücü olduğunu hiç akıldan çıkartmamalıyız. Söz aracını kullanırken, araçların amaç kadar önemli, bizim ve muhataplarımız üzerinde etkileyici, dönüştürücü bir işleve sahip olduğunu unutmamalıyız.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA