21'NCİ YÜZYIL EMPERYALİZMİNİ KİMLER YÖNETİYOR, KİMLER YÖNETİLİYOR?


Bu makale 2019-01-10 18:10:00 eklenmiş ve 179 kez görüntülenmiştir.
ATİLA GÖRDÜK

 

Değerli Yurttaşlar,

19 ve 20'nci yüzyıllar, çift kutba ayrışmış güçler tarafından organize edilmiş I. ve II. Dünya (paylaşım) savaşlarına tanıklık etmiştir. Sanayi devrimlerini gerçekleştiren Avrupalı devletlerin dünya coğrafyalarından pay kapma uğraşları, insanlığın gördüğü en büyük kıyımları da beraberinde getirmiştir. Bu süreçler içinde ekonomiler çökmüş, devletler yıkılmış, halklar bölünmüş, yüksek etkili silahlar denenmiş ve ülkelerin hem sınırları hem de yönetimleri değişmiştir. İki büyük savaş sonrasında da hareketlilik hiç bir zaman durmamış aksine farkı yöntemlerle daha acımasızca devam etmiş ve hala da devam etmektedir.

Emperyalist devletler ve yandaşları 3, Dünya(paylaşım) savaşı hazırlıkları içindedir. Geçen günlerde ADD'inde bir filmin sunumu yapıldı. Japon-Çin Savaşı sırasında esir alınan binlerce Çinlinin klasik silahlarla katledilmesi filmin en önemli sahnesiydi. Günümüzde daha da geliştirilen kitle imha silahlarının gücünü hayal bile edemiyorum. Daha acımasız daha yıkıcı..!

Amacımız toplumda korku yaratmak, karamsarlık aşılamak değildir, aksine akılcı olmak, önlem almak ve çareler bulmaktır. Bunun içinde gafletten kurtularak emperyalistlerin oyunlarına inanmamak gereklidir.

Ne diyor ABD Başkanı Donald Trump? ''Ben Coni'ye kıyamam, birileri savaşsın-ölsün’‘ Kimdir o birileri? İngiliz’i, Fransız’ı, Yunan’ı, Arab’ı, Kürd’ü diğer yandaşları.

Anımsatmakta yarar var; I. Dünya Savaşı sırasında emperyalizmin yanında saf tutan Yunanistan'ın 1919 yılında giriştiği maceranın sonu Batı Anadolu'da yediği sille tokattan ibaret olmamalıdır. Emperyalizmin dümen suyunda hareket eden her maşa sonunda ateşe girer. Ve hüsranla biten boş uğraşlarla güçsüz düşer. Akıllanmayan bu maşalar zaman zaman emperyalizmin gazına gelerek parsa koparma uğraşlarına devam ederler. Ege’de ada ve adacıklara çıkma uğraşları, Akdeniz’de Türkiye'ye danışılmadan petrol ve doğal gaz çıkarma uğraşları hep bu politikaların sonucudur. Bir başka emperyalist Fransız Macron Suriye'de emperyalist maşası YPG/PKK güçlerinin koruyuculuğuna soyunarak, Ortadoğu’dan çıkmam diyor. Yunanlı gibi Fransız'ın dedesi de Anadolu'da hüsrana uğrayanlardandır. İşte, nasıl bir coğrafyada yaşadığımızın örnekleriydi yukarıda yazdıklarım. Neresi bu Ortadoğu? Yedi iklimi, verimli toprakları, bol sulu nehirleri, yerüstü ve yeraltı zenginlikleri ve duyarsız, kaderci, bölünmeye meyilli, cahil, açlığa ve yokluğa sessiz kalan milletleri ile emperyalizmin hedefi Ortadoğu.

Söyleşimize korkusuz aydın yazar Hüsnü Mahalli'nin sözleri ile devam edelim: Kim kimi satıyor? 22 Ocak 1946'da İranlı Kürt'ler SSCB'nin desteği ile MAHABAT Kürt Devleti'ni kurdular. ABD ve İngiltere ile müttefik olan İran Şahı bu ikiliden yardım isteyince SSCB Kürt'leri sattı ve Kürt devleti ortadan kalktı.1946 yılı bizim içinde çok değişik bir yıl olmuştur. Bu yılda Amerikan zırhlısı MISSOURI İstanbul'a gelerek demirlemiş ve Türkiye'nin Amerika saflarında yer almasını sağlamıştır. Türkiye bu tarihten itibaren ABD'nin en güvenilir müttefiki olmuştur. İran’dan kaçan Yahudi kökenli Mustafa BARZANİ Irak Kürt'lerinin başına geçti ve bugünlere değin gelecek olan kıvılcım ateşlendi. Yıllardır uğraştığımız büyük sorunlar yumağının ardında ki emperyalizmin ve uşaklarının kimler olduğu bir nebze olsun anlaşılmış olmalı..! Irak Kürtlerinin başında ki BARZANİ de ABD, İsrail ve Şah tarafından satılarak Saddam karşısında yalnız bırakıldı. Saddam daha sonra İran ile 8 yıl sürecek savaşın içine sürüldü. Saddam’ın en büyük destekçisi ABD idi. Sonrasında Irak ABD tarafından işgal edilerek Saddam asıldı. Irak parçalandı. İran Şahı için de son benzer şekilde oldu.34 yıl ABD dostluğu sayesinde iktidarda kalan Şah Pehlevi yine ABD tarafından satılarak yalnız bırakıldı. Mısır’da Hüsnü MÜBAREK, Tunus'da Bin ALİ, Libya'da KADDAFİ hep satıldılar sonrasında da devre dışı bırakıldılar. Ve son olarak da PKK terör örgütünü sattı emperyalizmin lideri ABD.

Peki, ABD'yi kim yönetiyor? Görünüşte başkanlar. Gerçekte ise karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan CİA ve devlet yapılanması yönetimdedir. CİA karar alır, senato ve temsilciler meclisi onaylar. Amerikan Devletinin çalışma yapısı budur. Hüsnü Mahalli, FETÖ ile ilgili olarak ABD'nin FETÖ'DEN vazgeçebileceğini belirtiyor, ben bu görüşüne katılmıyorum. Daha önce ki yazılarımda da bu konu ile ilgili olarak Fetullah Gülen ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu hiç kimsenin yerlerinden oynatamayacağını yazmıştım. Yine aynı görüşteyim. ABD-CİA istemediği sürece Ortadoğu'da ki gelişmelerden dolayı FETÖ'den vazgeçmez. Gelişmeleri takip edelim.

Değerli Yurttaşlar,

Biraz da emperyalizmin yaşantımızla ilgili çirkin oyunlarına değinelim. Urla’da ilk kez Özgür Urla yerel basınında Gördükçe köşesinde ''genleri değiştirilmiş ürünlerin'' toplum sağlığını korkunç hastalıklara sürükleyeceğini yazmıştım ve eleştirmiştim. GDO'lu ürünlerin insan yaşamı üzerinde ki etkileri bilimsel olarak da kanıtlandı. Sebze ve meyvelerden sonra şimdi de hayvanların genetik yapılarında değişim yaparak daha lezzetli, daha yağlı, daha dayanıklı olmaları sağlanacak. Gelecekte bu gdo'lu besinlerin tüketilmesinden kaynaklı çok daha zorlu sağlık sorunları ile karşılaşabilir insanlık.

Sağlıcakla kalın.

İletişim: 0.546.678 86 78


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA