AH MÜSLÜM AH


Bu makale 2018-11-08 20:19:07 eklenmiş ve 79 kez görüntülenmiştir.
Çiğdem Adalı

 

Yaşamınız sosyal medya profiliniz gibidir…

Sosyal medyada hangi düşünceye sahip insanları takip ediyorsanız, o düşünce kalıbındaki duygular düşer ana sayfanıza… Bilgiye yönelik takipleriniz, bilgi; şiddete yönelik takipleriniz, şiddet görüntüleri; olumsuz duyguya yönelik takipleriniz, negatif enerji; olumlu duyguya yönelik takipleriniz ise pozitif enerji olarak etkiler sizi… Yaşadığımız hayat da böyledir… Bu duygu çağırma ve karşılama döngüsüne de Enerji döngüsü denir… Eskilerin “Ne ekersen onun biçersin” sözü gibi bir felsefede diyebiliriz…

Geçtiğimiz Pazar günü, annem ve ablam ile 2013 yılında vefat eden Müslüm Gürses’in hayatını anlatan “Müslüm Baba” filmini izlemeye gittik…

Filmin ilk sahnelerinde uzunca bir süre hiç kimse gözünü ekrandan ayıramadı… Kendini film ile bütünleştirenler bile oldu… Hatta bir ara nasıl dalmışsam, filmde aile içi şiddeti anlatan sahnelerde, stresten bacaklarını sallayan izleyiciler yüzünden deprem oluyor zannettim…

O nasıl bir film, o nasıl bir hayattı izlediğimiz… Muhterem Nur’u canlandıran Zerrin Tekindor, bir repliğinde Müslüm Gürses’e “Sen türkü okumuyorsun, türkünün kendisi oluyorsun” demişti… Biz sinema salonundaki izleyicilerde aynı duyguyu yaşadık… Filmi izlemedik de filmin kendisi olduk sanki…

Öyle bir yaşamdı ki anlatılan, eminim ki filmi izleyen günümüz insanlarının birçoğu “Benim yaşadıklarım da dert mi ki?” demiştir kendi kendine… Diğer bir bölüm ise “Bak adam neler yaşamamış ama yılmamış, o zaman bende başarabilirim” demiştir… Resmen Müslüm Gürses, yaşadıklarına rağmen başarmış ve başkalarına umut olmuştu…

Timuçin Esen’in muhteşem oyunculuğu ile etkisi katlanan filmi, günlerce düşündüm… Sahneler sürekli yeniden canlandı beynimde… Hatta canlanmakla yetinmeyip hem Müslüm Gürses’i, hem de Timuçin Esen’in sesinden Müslüm Baba filminin şarkılarını her gün tekrar tekrar dinledim… Her birinin duygusunu artık daha iyi hissedebiliyordum… Şarkı sözlerinde geçen her acı, benimde acımdı sanki…

Film de, filmde anlatılan hayat da hatta filmin müzikleri de güzeldi ancak ortada bir sorun vardı…

Bu arabesk halim, gün geçtikçe agresif yapmıştı beni… Yüreğimde her zaman iyi olsun diye özen gösterdiğim o neşeli, eğlenceli çocuk gitmiş yerine asık suratlı bir kadın gelmişti… Çevremdeki herkesin, her hareketi beni sıkmaya başlamıştı… “Sorun varsa çözüm de vardır” felsefemden uzaklaşmış en küçük probleme bile çok büyük tepkiler vermeye başlamıştım…

Kendimdeki bu değişikliği fark ettiğim an kendimi sorgulamaya başladım… Yaşadığım hayat aynı hayattı… Olumlu ya da olumsuz her hangi bir değişiklik yoktu… Peki, neden bu kadar gergindim?

Cevap veriyorum, dinlediğim şarkılardan…

Bu yüzden yazımın başında enerji döngüsünden bahsettim…

Hissetmek istediğinizden daha mutlu ya da daha huzurlu değilseniz dinlediğiniz şarkılara, görüştüğünüz insanlara, gittiğiniz mekânlara ve hatta alışkanlıklarınıza bir göz atın derim… Eğer içlerinde sizi rahatsız ve huzursuz hissettiren en küçük bir şey var ise hemen hayatınızdan uzaklaştırın… Enerjiniz yükseldiğinde hayatınızın nasıl olumlu yönde değiştiğine siz bile inanamayacaksınız…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA