CÜCÜK


Bu makale 2018-11-08 20:14:07 eklenmiş ve 171 kez görüntülenmiştir.
Şevket Atalay

 

Soğanın cücüğünü bilirsiniz. Fakirin rüyasıdır. Soğan ekmekle karın doyuranların zengin olunca yemek hayalidir.

 

Hem lezzet olarak hem de sağlık açısından her gün tükettiğimiz çiğken acı, pişince tatlı olan, her haliyle mutfağımızın vazgeçilmezi bir sebzedir.

 

İşte, ülkemizde bolca yetişen bu soğana bir haller oluyor. 2018 yılbaşında pazardan 1 TL'ye aldığımız soğan bugünlerde 2,5 TL. Niye on ayda % 150 arttı fiyatı?

 

Yoksa soğan fiyatında da mı dış güçlerin oyunu var? Ya da zat-ı şahanelerinin et fiyatındaki artışlar için dediği gibi halkımızın refah düzeyi yükseldi de, cücüğü için soğana da talep mi arttı? Bir bakalım.

 

AKP işbaşına gelmeden önce ülkemizde 2001 yılında 2,150,000 ton 2002 yılında ise 2,050,000 ton soğan yetiştiriliyordu. 2002 yılı nüfusumuz 65 milyon civarındaydı. AKP iktidarında geçen 16 yılda, 2001 yılı üretimine hiç ulaşamadık. Son 2 yıla bakarsak 2017 yılında 2,131,513 ton soğan üretmişiz. Bu yıl da üretim bitti, üretimin 2,000,000 tonun altında kalacağı hesaplanıyor. Nüfusumuz ise 82 milyona dayandı. Ekleyin bir de buna ülkemizdeki Suriyelileri. 85 milyon kişi soğan tüketiyor.

 

AKP iş başına gelmeden önce ülkemizde yaşayan kişi başına yılda 31,5 kilo olan soğan üretimimiz, bu sene 23,5 kiloya düştü.

 

Hadi 15 yıldır kandırıldın, sistem kötüydü. 24 Haziran seçimleriyle sistemi de hallettin istediğin bütün yetkileri aldın, üstüne 100 günlük acil icraat programı açıkladın. 2018 yılında soğan rekolte tahminin belli, soğanda hastalık olduğu ve depolamada üretilen soğanların bir bölümünün daha tüketilmeden çürüyeceği de belli.

 

Niye bunları görüp 100 günlük icraat programında soğan ile ilgili ilaç için bir satır bile eklemedin? Bak 100 gün geçti bile. Hoş, zaten ekleseydin bile 100 günlük icraat programındakilerden hangisini yapabildin? Programın hala Cumhurbaşkanlığı sitesinde. Halep orada, arşın burada. Tabi bir de Halep'teki Suriyeliler de burada.

 

Bütün bunlara bakınca bu işte dış güçlerin oyunu olduğu kesin. Dış güçlerin parmağı olmasa, bir ülke halkının en çok kullandığı sebzenin üretimini bu kadar düşürür mü?

 

Böylesi bir öngörüsüzlük olsa olsa dış güçlerin etkisiyle olur.

 

Milli olmak; meydanlarda parmağıyla Rabia işareti yapmak mıdır yoksa milletinin neyi tükettiğini bilip planlayarak öncelikle onları üretmek midir?

 

Devlet Planlama Teşkilatını yok edersen başına bunlar gelir. Elin McKinsey'ine muhtaç olur, icraat diye fabrika yerine kıraathane açarsın.

 

Üstüne bir de dış güçlerin aklına uyarak sebze-meyve hallerini özelleştirirsen, işte gör o zaman milletin halini. Yeni Hal Yasasıyla nasıl bir güzel hallenecekler.

 

Sana gelince güzel kardeşim, sana daha ne diyeyim? Sen git, soğan yerine kek ye...

 

06.11.2018 - M. Şevket Atalay


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
h
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA