CUMHURİYET VE ATATÜRK


Bu makale 2018-11-01 21:39:35 eklenmiş ve 167 kez görüntülenmiştir.
VELİ ÇITAK

 

Yüz yıla yakın bir süre geçtiği halde üzülerek belirtmeliyim, hala Cumhuriyeti anlayamamış, ona düşman bir kesim var. Cumhuriyetimizin temel değerlerine kapsamlı ve sistemli bir saldırıdan vazgeçmediler.

Bir-kaç gün önce bir duvar yazısı okudum:” Milli bayramlarını kutlamayanlar dini bayramlarını kutlayamazlar” yazıyordu. Bayramlar laf olsun diye kutlanmıyor, çok özel değerleri var. Eğer o günleri yaşamasaydık bugünkü olanaklarımızın çoğundan mahrum olacaktık.

19 Mayısta işgalden, zulümden kurtulmak için topyekûn savaşa başladık. 30 Ağustosta zaferi kazandık. 23 Nisanda ulusun egemenliğini sağlayıp birlik olduk. 29 Ekimde devletin adını koyduk, demokratik yönetimimizi bütün dünyaya kabul ettirdik.

Türk ulusu için bunların hangisi kötü ve kabul edilemezdir?

Bu değerlere hangi inançtan, hangi etnik kimlikten olursa olsun kim karşı çıkabilir?

95. yıldır Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmuştur. Halkın parasız okulu, parasız sağlığı, haksızlıklara karşı güvencesi olmuştur. Memleketimizin aydınlık geleceği için bugün ona her zamankinden daha fazla sahip çıkmak, temel ilkeler doğrultusunda çağın gereklerine uygun olarak gelişmesini sağlamak gerekmektedir.

Kurtuluş savaşı ile emperyalizmin bölücü ve gerici politikalarına karşı mücadele bayrağını yükseltmiş, devamında bizlere medeni ve özgür bir toplum armağan etmiş Atatürk’ e ve arkadaşlarına çok şey borçluyuz.

Onlar, işgal altında, yoksulluk içinde bir ulusun önüne düşerek, tam bağımsızlık diyerek bunu gerçekleştirdiler. Ulusumuzu hurafelerden, ilkel karanlıktan kurtarıp uygarlığın ışığına çıkardılar. Diliyle, kültürüyle, tarihiyle onurlu bir ulus yarattılar.

Dinimizin doğru öğrenilmesi için okullar açtırdı, herkes öğrensin diye Kuranı Türkçeleştirdi, çıkarcıların, hurafelerin kaynağı olan tekkeleri kapattı, dinin siyasette kullanılmasını yasakladılar. Bunların hangisi kötüdür?

Yurdunu, ulusunu seven birisinin onun adını silmeye çalışması, onu sevmemesi mümkün mü? Sevmeyen, takdir etmeyen ya bilgisizdir, ya da vatan millet sevgisi ve insanlığı gelişmemiştir.

Her yönetici kendi ülkesi, kendi insanı için mücadele eder. İçeride insanlarını rahat huzurlu yaşatırken başka ülkelerden çıkar sağlamaya çalışırlar. Türkiye gibi olanakları, zenginliği çok olan ülkelerden yararlanmak isterler. Nasıl yararlanacaklar? Onların ilerlemesini, gelişmesini istemezler, gelişmesini sağlayan olayları ve insanları kötüler, ekonomik ve siyasi olarak zora düşmesini isterler. Eğer karşı ülkelerin yöneticileri işini bilmeyen kimselerse işleri kolaydır. Bu yüzden uluslar, yöneticilerin içinde en bilgili, yetenekli kişileri seçmek isterler (Cumhuriyetin yararlarından birisi de budur; düzenli seçimlerle başarısızları görevden alıp, daha iyilerini seçme olanağı verir).

Bugün modern bir ülkede yaşamamızı sağlayan cumhuriyeti ve ilkelerini yaşatmak bizim en önemli görevimiz olmalıdır. Bize bu güzel vatan üstünde özgür ve bağımsız yaşamayı armağan eden, koyduğu ilkelerle bugünlerde bile yol gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve arkadaşlarına minnet duymak, saygı duymak Türk ulusunun tartışmasız görevi olmalıdır.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA