GELECEĞE MEKTUP


Bu makale 2018-09-21 10:34:49 eklenmiş ve 707 kez görüntülenmiştir.
NURAY ÇETİNGÖZ

 

Geçmişi olmayanın geleceği ile işi olmaz tabi sen kalk geçmişte yaşadığın her olayı acıt kanat, kadersizim şanssızım de, gelecek olsam ben bile gelmem. Ağzımızdan çıkan her cümle zaten anında postalanıyor.  İstediğimiz olmuşların arasında canımızı sıkan o olaylar var ya işte onlar daha önce postaladıklarımız. En çok da suçladıklarımız ve yargıladıklarımızı yaşadık.  Söylüyoruz yazıyoruz anlatıyoruz, Ne olmasını istiyorsanız onu konuşun ve düşünün diye… HADİ KONUŞTUKLARIMIZI ANLADIK DA ŞU DÜŞÜNME İŞİ BİRAZ KAFA KARIŞTIRICI GELİYOR, bir de yazmak olayı var. Yazılı kanıt bırakmak diyorum ben onlara… Güzel şeylerse gerçekten inanılmış ise oh ne ala. Şimdi seni düşünüyordum aradın, dün seni düşündüm bak bugün görecekmişim gibi olaylarımız en meşhurlarından. Biraz farkındalıkla sadece kendi dünyamızın yöneticisi olabiliriz. Yaşadıklarımız, yaşattıklarımız ve bu olayların içindeki iyimser hallerimiz. Çok şanslıymış vallahi dediğiniz o kişinin şansının farkında olup olmadığı kendi dünyasında saklıdır. Bu sebepledir ki kimsenin hayatı bizim hayatımızla aynı değildir, benzerdir. Vakitleri ayrı konular aynı olabilir. Kendi içsel dünyasında yaşadıklarının dışa vurumu yaşamının tam tersi bile olabilir. Her ne olursa olsun kendini çözmek imkânsızı başarmaktır. Sıradan olaylara imkânsız derken birden fazla düşünmek gerek. Korkan kendinden korkar. Gözle görülür elle tutulur olan her şeyin imkânı vardır. İmkânsızı imkânsızlaştıran korkulardır. En büyük kaygı gelecek kaygısı olursa geleceğe sadece kaygı postalanır o da size geri yollar. İnanç ve güven kişiyi ayağa kaldırır. İnancı olanın geleceğe mektup yazmasına gerek yoktur zaten kendini yani şifreyi çözmüştür.    Ucunu göstermiş bir sinyal vermiş; buradan itibaren yürütmek kişiye kalmış. Nasıl mı?

       Sosyal medyada herkes işi çözmüş görünüyor paylaşımlar en damardan çok güzel… Tek bir ince çizgi var yazılanlarda hep başkalarına gönderme var, kimse yazdığını kendi üzerine alınmıyor. Yazdığı da sabit yazılı olarak kalıyor ve al sana geleceğe mektup…

  Allah’ım olumlu yazdıklarım olsun diğerlerini görmedim, duymadım, söylemedim. Yok, işte o iş öyle değil. O el o taşın altına girecek. Sonra evren mesajlarımı yedi diye evren de suçlanmayacak”. Hani ben özeldim hani ben güzeldim” evet öylesin, zaten tüm çaba fabrika ayarlarına dönene kadar değil miydi?

Yazdığımız her sözün sosyal medya üzerinde bile yazılı kanıt ve istek olduğu akılda kalırsa, geleceğe nelerin postalandığı ortaya çıkacaktır. Evrene yolladık cevap ne zaman gelir acaba diye gülerek sorduğumuz şaka yaptığımız her cümle de kayıt altında.

    Geleceğe mektup nasıl yazılır? Dilekler nasıl mı oluyor?

      Geçmişte ne dilediysen o oluyor. O zamanlar istediğim bazı isteklerimden vazgeçtim şimdi ne olacak?  Nasip mi değilmiş? Bence daha güzeli nasip olmuştur farkında değilizdir, ya da fazla dilemiş az vermişizdir. Hep de istemek olmuyor yaşamlar denge üzerine kuruludur. Zamanında her konuda geçerli olan almak vermek dengesi kurulmamışsa evren boşlukları sevmez kısmı devreye giriyor. Neden? Sorusu ile hayrlısı olsun diye her şey bize göre alt üst oluyor. Aslında rayına oturuyor nokta atışı ve hedef on ikiden vuruluyor…Kaç kişi farkına varıyor?

  Şimdi geçmişte yaşadığın bir olayın dua ettiğin kısmında yaşadığını hatırla yeter. Dua ettiğini de hatırlamıyor olabilirsin hatta oturup dua etmemiş de olabilirsin.

Ne yaptık? Düşündük, istedik, hayalini kurduk, kurguladık ve oynuyoruz… Yaşadığımız mekânlar sahne, kullandığımız tüm eşyalar aksesuar…

 

 Benzer olaylarla karşılaşıyoruz o anda dilediğimizin ana fikri olan konu gerçekleşiyor. Anda kalmak bunun için önemli…  O zaman yaşanan olayları bir sonraki yıllarda hatırlayabilmek için.. Amaç hatırlamaksa zaman bunun için değil mi? Sınıf tekrarı yapmaya gerek var mı?

   Hadi çözün kendinizi kilit de anahtar da biziz… Birini gelip bizim hayatımızı değişmesini beklemek, sevilmeyi beklemek bunlar almadan vermeye giriyor ve denge bozuluyor. Ne verdik? Ne alıyoruz? Oysaki dualite ve realite denge ister. Kilit ve anahtarı geçmiş ve gelecek midir? Peki ya An? Bugün?  Ben?

   Sevgi ve Umut ile…s


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA