EKONOMİK TETİKÇİLER


Bu makale 2018-08-16 20:02:04 eklenmiş ve 896 kez görüntülenmiştir.
Çiğdem Adalı

 

Yıl 1951…

İran, doğal kaynaklarını sömüren bir İngiliz petrol şirketine karşı ayaklanma başlatır… Dönemin İran Başbakanı Muhammed Musaddık ülkenin tüm petrol kaynaklarını millileştirir… Bu durumdan rahatsız olan İngiltere ABD’den yardım ister ancak siyasi gerginlik sebebi ile doğabilecek savaş ihtimaline karşılık farklı bir çözüm yolu düşünürler… Çözüm yolu ise bir CIA ajanını İran’a göndermektir…

İran’da bulunma görevi, insanları para ya da tehdit ile kendi tarafına çekmek olan CIA ajanı görevini başarı ile yerine getirir… Planın son aşaması ise o insanlara kargaşa çıkarttırmak, sokak gösterileri düzenleyerek Musaddık’ı gözden düşürmektir… Plan tıkır tıkır işler, İran Başbakanı devrilir ve kalan ömrünü ev hapsinde geçirir…

Yaşanan bu olay ile ABD savaş stratejisini değiştirir… Artık silahlar yoktur… İnce ince işlenmiş planlar vardır... Ekonomik tetikçiler denilen özel yetişmiş, büyük şirketlerin sözde çalışanları devreye girer…

Bu kişiler, ülkeler üzerinde araştırmalar yaparak o ülkeye yönelik balon bir ekonomik kalkınma planı hazırlarlar… Ülkelere HES, yol, havaalanı, limanlar vs yapmayı teklif ederek ülkeyi borçlandırırlar… Teklifler büyük oranda kabul olur… Kabul olmazsa bu sefer CIA devreye girer… Proje sunulan ülkeye tek şart koşulur, yapılacak olan proje her ne ise bunu bir Amerikan firması yapacak…

Ancak…

Bir iyilik gibi görünen bu projeler aslında bir ülkenin batmasına yönelik çalışmalardır… Proje ne kadar başarılı ise borç alınan para miktarı da o kadar yüksek olur ve bir süre sonra proje yapılan ülke o borcu ödeyemez durma gelir… Ekonomisi alt üst olan ülke, BM’de alınacak bir kararda verilecek oyun kontrolü, topraklarda askeri üs kurmak ya da petrol ve değerli madenler üzerinde hâkimiyet kurmak gibi konularda avuç içine alınmış olur… Üstelik önceleri nasıl bir duruma düştüğünü fark etmeyen bu ülkeler; her ne kadar Amerika, borç olarak verdiği milyon dolarları kendi şirketleri üzerinden otomatik olarak geri almış olsa da, proje gelirlerinin önemli bir kısmını borcunu ödemek için kullanır… Elinde kalan dörtte bir gibi bir rakamın çoğunluğunu ordu ve devlet harcamalarına yönlendirir… Sağlık, eğitim ve üretim gibi alanlara neredeyse hiç bütçe ayıramayan devlet bir süre sonra talan edilen tabiatı ile el elde, el başta kalakalır… Artık ne gelir getiren turizm alanı kalmıştır ne de tarım yapacakları topraklar…

Sinsi bir hastalık gibi yıllara yayılan bu süreçte işsizlik artar, yoksulluk oranı yükselir… Hatta parasal kaynakların %70 ila %90’ı o ülke nüfusunun %1’lik kısmının eline geçer… Geri kalanlar ise bizim gibi sosyal medya üzerinden bas bağırır…

Olurda çok biliyorsun sen diyen varsa aranızda; valla ben demiyorum… “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” adlı kitabın yazarı John Perkins anlatmış tüm bunları…

İşin aslı okuduklarımdan sonra şöyle bir dönüp güzel ülkeme baktım… Adam sanki haksız da değil… Netice de duble yollarımız, Hes’lerimiz, köprülerimiz, havalimanlarımız ve hatta onlarca deniz altından, dağların içinden geçen tünellerimiz var ve tüm bunların sonucunda ülke vatandaşının ekonomik durumu ve ülke dış borcumuz ortada…

“Hadi bize geçmiş olsun” diyeceğim ama dilim varmıyor… Biraz silkelenip özentilikten uzaklaşabilirsek, bir süre daha canımız sıkılır ama sonrasında altından kalkarız biz bu işin…

Peki, nasıl olacak? Ekonomi nasıl düzelecek derseniz; siz hele şu kitabı bir okuyun da sonrasını yine konuşuruz ;)


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA