1 MART 2003 TESKERESİ ONURUMUZDUR DİYENLER TÜRKİYE'YE NELER ÖDETMİŞLERDİR?


Bu makale 2018-07-26 22:27:57 eklenmiş ve 362 kez görüntülenmiştir.
ATİLA GÖRDÜK

 

Sayın Yurttaşlar,

 Geçmişini irdelemeyen, yorumlamayan, hatalarından ders çıkarmayan ulusların geleceği aydınlık olamaz. Anımsarsanız 1 Mart 2003 tarihinde bir referandum geçirdik. ''Antlaşmalı'' stratejik dost tanımlanan ABD, Türkiye'nin güneyinden girerek Irak'ı işgal edecekti. TBMM’nde azınlık olan muhalefet partisi CHP ve lideri Deniz Baykal, her nasılsa çoğunluğu elde ederek teskereye hayır dedi. Gerekçesi de: 

1)ABD bir daha güney sınırlarımızdan çıkmaz. 2)Şehitler gelir. 3)Anaların göz yaşları dinmezdi. Bu antlaşmalı referanduma CHP lideri Deniz Baykal, 1 Mart Teskeresi onurumuzdur diyerek yaftalamıştır.

 Sonrasında neler oldu? Sıralayalım isterseniz..!

 1)ABD çok öfkelendi, askerlerini Irak'ın güneyinden sokarak Irak'ı işgal etti. İran'la yıllarca savaştırdığı Saddam Hüseyin'i astı. İki milyonun üzerinde Iraklıyı öldürdüler, tecavüz ettiler, yurtlarından ettiler. BOP fiilen başlamış oldu.

 2) 1 Mart 2003 tarihine kadar PKK terör örgütüdür diyen ABD, o tarihten sonra PKK kara ordumuzdur dedi ve PKK'yı ağır silahlarla donatmaya başladı.

 3)Türk askerinin başına çuval geçirdiler. Bu iş olduktan sonra Teskere onurumuzdur diyen BAYKAL'dan hiç ses çıkmadı..!

 4)Türk askeri sınır ötesine çıkamadı. Şehitlerin sayısını sayamaz olduk, anaların göz yaşı dinmedi, sel oldu. Kentlere hendekler-çukurlar açıldı, menfezlere el yapımı yüzlerce kiloluk patlayıcılar yerleştirildi. Ve bu arada teskereci Deniz Bey gayet rahat tavırlar sergilemekteydi.

Değerli okurlar,

2 Mart tarihli Demokrat Urla gazetesinde ki köşe yazımda şöyle eleştirmiştim 1 Mart Teskeresi kararını; Hayır diyeceğini biliyordun, ABD'li yetkililer ile oturur, Kuzey Irak'ın 36. Paraleli’nin üstü Türkiye'nin kırmızı çizgisidir. Terör örgütü PKK'nın merkezi Kandil'dedir. Kandil'de bu kırmızı çizginin içinde kalmaktadır. Dolayısıyla biz her zaman oraya girebiliriz demeliydiniz. Demediniz ve güneydoğuda ki kentler kazıldı-yuvalandı, siz de seyrettiniz. Haaa..!! Şimdi Türk Askeri Kuzey Irak'ın içlerinde ''Kandil'de'' terör örgütüne aman vermiyor, PKK'nın liderleri öldürülüp saf dışı bırakılıyor.

Sayın Deniz Baykal, siz hala hasta yatağınızda milletvekilliği yapıyorsunuz, özel uçaklarla taşınıyorsunuz ve ahkâm kesip emirler yağdırıyorsunuz. CHP'de kurultay için oy toplanmasını eleştiriyorsunuz. Siz değil misiniz hiç bir seçim kazanamayan, CHP'yi baraj altında kalmasına neden olup, meclis dişina atan? Sayın Deniz Baykal, ABD vatandaşı CİA ajanı Kemal Derviş neden yıllardır Türkiye'ye gelmiyor? Sizi niçin ziyaret etmiyor?

 Değerli yurttaşlar,

Her ay sekiz-on kadın katledilmektedir. Geçen günde üç çocuk annesi sekiz aylık hamile bir kadın daha vahşice katledildi. Genel affın sıklıkla çıkarılmasının sonuçlarındandır bu yaşananlar. Aman kıymayın bu canilere de bir an önce çıkarın şu genel affı. Otuz bin kişinin katilini de affetmiiştiniz. Anımsadınız mı?

Bir sakallı- bir tesettürlü Atatürk düşmanı iftiracılar: 

Sakallıdan başlayalım. Üstelik dekan bu zat. Nasıl olmuşsa..! Kanıtı-belgesi yok. Ne mi diyor? O dönemde yani cumhuriyetin kurulduğu Atatürk döneminde camiler genelev yapılmış.

Bu iftira ve yalana bir kanıt ve yer gösteriyorum. Rahmetli babam1910 doğumlu, Kars'ın Kağızman kazasında yaşamış birisidir. Kağızman Aras Nehri vadisinde, eni boyu 7 km.'yi bulan bir alanda kurulu bir ilçedir. Halkı meyvecilik, balcılık, hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. O yıllarda kazada bir cami vardı ve halkı en uzak yollardan yürüyerek camiye gelip ibadetlerini yaparlardı. O caminin hocası da Gürcü kökenliydi. 6 hafız yetiştirdi gençlerden. Şimdi her mahallede bir cami var. Toplam cami sayısı yediye ulaştı zaman içinde. Bu camilerden birisi de 1877-1878'de ki Osmanlı - Rus savaşı sonrasında yaşanan 40 yıl süren işgal döneminde kilise olarak yapılan binanın camiye çevrilmesi ile halkın hizmetindedir. Bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı zat, gidip inceleyip iftira attığını açıklar mı? Hiç zannetmiyorum. Bir örnek de ülkemizin güneyinden verelim, Antalya Kalkan. Orada da kilise camiye çevrilmiş ve halkın ibadetine verilmiş. Yani onca caminin hiç kerhane vasfında işlere tahsis edildiğine şahit olmadım. Ayrıca kiliselerin camiye, camilerin kiliseye dönüştürülmesi de çok yanlış davranışlardır. Yeni gelecek kuşaklara bu ülkenin geçmişini nasıl açıklayacağız?

Tesettürlü Safiye İnci nankörlüğüne devam etsin, bir yerlere tırmanır elbet..! Safiyeler bitmez bu memlekette.

Sağlıcakla kalın

iletişim:0.546.678 86 78


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA