TAZiYE Mi, iFTiRA MI?


Bu makale 2018-07-19 20:09:41 eklenmiş ve 420 kez görüntülenmiştir.
Göksel Kayseri

 

“Nerdeeee o eski günler?” diye yakınan büyüklerimizi zamanında anlayamazdık. Zaman geçtikçe bizler de anlaşılmamaya başladık.

Bu o zamanlarda bizlerin ya da şu günlerde bizleri anlamayanların kabahati değil. Düzgün ve yalın ifadelerle, sabırla anlatamayanların kabahati bence.

Türk tarihi insani ilişkiler açısından akıl almaz inceliklerle, anlatımlarla doluydu. Zamanın bugünlere nazaran teknolojik eksiklikleri, insanları birbirleriyle daha fazla konuşur, tartışır, anlaşır kılıyordu. İfadeler de o nedenle daha anlaşılır ve incelikliydi.

Osmanlı İmparatorluğu, farklı etnik kökenlerden gelen, farklı dinlere sahip ve ayrı dilleri konuşan insanları bir mozaik yapısında aynı imparatorluk kimliği altında toplamıştı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde taziyelerde kullanılan sözlerle, ölenin Müslüman veya gayrimüslim olduğu tanımayanlar tarafından bile anlaşılırmış.

Ancak bu durum günümüzde bilgi eksikliğinden, iyi niyet göstermeye çabalarken verdiğimiz dini mesaj, bizleri zor durumda bırakabiliyor. Ölen biri için yakınlarına iyi niyetle bulunduğumuz taziye – baş sağlığı ifadesi, o kişinin dini inancına karşı bir iddia olarak algılanabiliyor. Bu nedenle bu konuya bir açıklık getirmek gerekiyor.

Ölen Müslümanlar için “Allah rahmet eylesin”, “Allah günahlarını / taksiratını affetsin”, “Mekânı cennet olsun”, “Ruhu şad olsun”, “Ruhuna Fatiha” ve benzeri taziye ifadeleri Müslümanlar tarafından kullanılır.

"Toprağı bol olsun" tabiri, ölmüş olan gayrimüslimler için kullanılır. Bunun sebebi şudur: Tevbe Suresi'nde, Allah'a ortak koşan (müşrik) ölüleri için af ve mağfiret dilemek yasaklanmıştır. İşte bu nedenle, ölen Müslüman için "Allah rahmet etsin, yani acısın, bağışlasın" diye dua edilirken Müslüman olmayan biri için "Toprağı bol olsun" denilir. Bunun nedeni şudur: Kabre konulan iyi kişiler, kendilerini saraylar gibi bir mekânda hissederler. Kötü kişilerin yeri dardır. Çünkü cezalıdırlar. Cezaevi dar olur. Hz. Peygamber, kabrin suçlu kişileri daralarak sıkacağını buyurmuştur. Tabii sıkıştırılan beden değil, ruhtur. Beden zaten ölümden itibaren çürüyüp toprak olma yoluna girmiştir. "Toprağı bol olsun" sözüyle o kişinin mekânının geniş olması temennisinde bulunulur.

 “Işık – nur - ziya” üçlüsü Masonik ve Kabalacı dizgelerde başrollerdedir. Yahudilik ve Hıristiyanlığın sembollerinden biridir.

Güncel başsağlığı mesajları arasında “Toprağı gür, ışığı bol olsun”, “Toprağına ışıklar yağsın” , “Nur içinde yatsın”, “Işıklar içinde uyusun” türünden ışığı yine devreye sokan çeşitlemeleri de görülmeye başlandı.

“Huzur içinde yatsın”, “Rahat uyusun” vb. mesajlar ise İngilizce “Rest In Peace” (R.I.P) mesajından araklama olduğu için uygunsuzdur.

"Benzet; ama asla benzeme!" doktrini ile bizlere dayatılan, bu şirin görünen pelesenkleri dilimize alıştırmadan anlamını bilerek kullanmamız gerekli. Aman, “güzel başsağlığı mesajı vereyim” derken bilmeden başka dinsel tuzaklara düşmeyelim. Ölen bir Müslümana arkasından yanlışlıkla Yahudi, Hıristiyan vs demiş olmayalım.

Siz bilmeden kullanıyor olabilirsiniz ama “benzeme, benzet” diyenler zaten biliyor ve bu durumdan mutlu oluyor.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA