TRAPEZ


Bu makale 2018-03-22 16:49:17 eklenmiş ve 398 kez görüntülenmiştir.
NURAY ÇETİNGÖZ

 

Trapezcileri seyrederken hep yüreğimiz hop eder düşüverecekler sanırız, bir yandan da hayır düşmezler diye düşünürüz. Hem korkarız hem de bir şey olmazdan bir o kadar da eminizdir. İki uç kutup,  korku ve emin olmak yaşamımızda biz onları beslediğimiz kadar bizimleler. Uç noktalar, birbirlerini tetikleyen duygusal geçişlerde önemsiz gibi görünen ufak hatalardan dolayı olayı etkileyebilir. Örneğin trapezcinin o günkü gösterisinin öncesinde gerçekleşen herhangi bir olay, gösteri esnasında dikkatinin dağılıp, olmaması gerekenin olması ya da olması gerekenin olması gibi… Korku ve emin olmak neyi ne kadar etkileyebilir ki? Başarı ve Şans nereden tanışıyorlar?

Hadi şimdi trapezci olduğumuzu düşünelim ve kendimizle ilgili önemli bir konu arasında bir benzetme yapalım. Trapezcinin varmak istediği, hedef dediğimiz yeri gözümüzde canlandıralım. Bu varmayı çok istediğimiz bir şey olsun. Elindeki trapezi bırakıp diğerini tutmak ve hedefe varmak için önce cesarete ihtiyacı var cesurum diyorsa denemesi gerekiyor.        Yani tutunduğu, onu bağlı hissettiren, engelleyen ne varsa onları bırakmadan bilemez.

Ve bıraktı, düştü diyelim, Ne kadar düşerse düşsün altında onu koruyacak ağların olduğunu bildiği sürece korkmadan, yeniden denemek için kalkması gerek. Düşme sebebinin hedefe varmaya çalışırken eksik kalmış bir donanımı olduğunu fark etmiş olduğu şanslı anlardan birini yaşayarak mutlu olur ya da hedefinden vazgeçer. Peki, ilk başarısızlıkta vazgeçmek böyle kolaysa hedefin ciddiyeti üstünde biraz daha düşünülmesine gerek duyulacaktır. Karşıdan trapezi sürekli yollayan biri var nasıl olsa… Değerlendirmek de bize kalmış oluyor.

Mesela bize gönderilen her trapez ile şans arasında bir bağlantı kuralım,” şu konuda çok şanssızım” diyebilir miyiz? Şansı yılmadan, korkuya prim vermeden, deneyerek, donanımızı sağlam yaparak biz üretmiş mi oluyoruz? Konu eğitim, iş, aşk maddiyat ve maneviyat da dâhil her ne olursa olsun başarmak denemek ile denemek ise başarmayı istemek ile başlar. Başarıya giden yolda önümüze bazı zorluklar çıkacak ve biz zorlukları cesurca göğüsleyebileceğimizin bilinci ile hareket edip varacağımız hedefe kilitlenerek hareket haline geçtiğimiz anda, zorluğu aslında kendimize kendimizin öğrettiğini fark ederiz. Daha öncesinde zor dediğimiz olayın başarıldıktan sonra adı nasıl kolay olabiliyorsa şanssızlığın adının büyük şans olması da şans değil kişinin bıkmadan, usanmadan gösterdiği özverili çabasıdır.

Ya yapamazsam! Değil…

Nasıl yaparım? Sorusu ile kişi kendi şansını yaratır.

Sevgi ve Umut ile…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA