MUTLULUĞUN ŞİFRESİ


Bu makale 2018-03-08 15:40:40 eklenmiş ve 186 kez görüntülenmiştir.
Göksel Kayseri

 

Padişahın veledi hastalanmış... Hekimlerden sorup soruşturup nasıl iyileştirebileceğini öğrenmeye çalışmışlar...

Hekimler “mutlu bir adamın gömleğini alıp giydirirseniz birşeyciği kalmaz” demişler... Padişahın adamları dere tepe aramışlar, amma bulamamışlar. Tam dönüş yolunda arkadan gelen seslerle irkilmişler, gecenin karanlığında kör bir ışığın yandığı kulübeye yönelmişler. Kulübede bir adam bir göz oda da mutlu mutlu mu yaşıyor... Amma üstünde bir don, başka bir şey yok... Gömleğini istemişler: ''hiç olmadı ki!'' demiş...

Mutluluk, çoğu kişiye göre birçok kritere bağlı. Kriter nedir? Para mı, başarı mı, kariyer mi?.. İnsan her şeyden önce neye sahip olduğunun farkında olmalı. Olmadığının değil…

Geçenlerde medyaya bir manşet yansıdı. “Yaşamın şifresi çözülmüş”

Yabancı bilim adamları insanın genetik yapısıyla benzerlik taşıyan bir kurtçuğun genetik kodunun dökümünü tam anlamında yapmışlar; küçücük yaratığın gen haritası tümüyle çizilmiş... Ne işe yarayacak bu? Akla gelen her hastalığa çare bulunacak, insan ömrü uzadıkça uzayacak... Uzayıp da ne olacak?.. Sahip olduklarının farkında değilsen, komşunun tavuğuna kaz diye bakıp mutsuz oluyorsan…

Mutluluğunu yaşamının içinde görmelisin. Yaşam sözcüğü hayatın karşılığı, ama ikisinin de yerleri ayrı...

İnsan sevdiğine nasıl seslenir?: “ Hayatım!..” Kimse âşık olduğu kadına “yaşamım” demez; ama deseydi, anlamlı olmaz mıydı?..

Ömür, hayatın akışında bir küçük parantezdir; dünden yarına ömür uzuyor, yaşam değişiyor, renkleniyor, zenginleşiyor, derinleşiyor, yoğunlaşıyor; insanın yaşamı doğumundan önce başlayıp ölümünden sonra süregelen zamanın kapsamına yayılıyor.

Geçmiş yüzyıllarda dünyaya gelen insanın evinde kitap var mıydı?.. Radyodan, televizyondan, gazeteden, internetten vazgeçtik, 16’ncı yüzyılda Anadolu’da doğan bir çocuk için evren, ailesinden ve köyünden oluşurdu; evde ne tarih kitabı vardı, ne de Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfettiğine ilişkin bilgiye sahip birisi!.. 17’nci yüzyılda Şekspir’i kaç kişi tanıyordu? Hamlet’in dramından kimin haberi vardı? Yeryüzü ne zaman kımıldandı?.. Sömürgeciler gittikleri yörelerde yerlileri süngünün ucuyla dürtüyorlardı uyanmaları için... Emperyalizmin insan uyanışında ters açıdan yararları azımsanamaz. Uygarlık kavgayla, savaşla, sömürüyle, direnişle sarmaş dolaş gelişiyor; bir kurtçuğun genlerinde hayatın gizemini çözmeye çalışan bilimin de tarihi barışçıl değil...

İnsan oturduğu yerde akıl ve imgeyle devinebilen tek yaratıktır.

Devinim yalnız uzamda değil zamanda gerçekleşiyor; geçmişin müziğini dinlemek, eski resimlere ulaşmak, sanat yapıtlarını gözden geçirme olanağı, insanı ömrünün ötesindeki hayatla birleştiriyor. Cervantes ya da Dede Efendi, Bach ya da Hayyam, François Villon ya da Taşlıcalı Yahya, Einstein ya da Tolstoy, Immanuel Kant ya da İbni Rüşd, Mozart ya da Itri, Marie Antoinette ya da Hürrem Sultan ömrümüzün bir parçasıdır; hayatımızda en yakınımızdan yakın etkileri olabilir; onlar arasından istediklerimizi seçebiliriz, kimilerini sevebiliriz, kimilerinden nefret edebiliriz, kimilerini dost tutabiliriz; ömrümüz böylece zenginleşir, uzar, zamana yayılır, derinleşir, güzelleşir. Ya sonra?..

Mutluluğun şifresini çözmek için ömrün uzamasını beklemek akıl kârı değil... Neye sahibiz? Önce onu görmeli...


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA