SYNTHOL İSTANBUL


Bu makale 2018-02-08 17:50:49 eklenmiş ve 3504 kez görüntülenmiştir.
Şevket Atalay

Başlığa bakıp da İstanbul'da yapılacak bir konut projesi zannetmeyin. Hani şöyle Kanal İstanbul manzaralı, balkonunda oturup çekirdek çitlediğinizde kabuğunu kanala atabileceğiniz yakınlıkta yüzme havuzlu bir site değil anlatacağım.

Synthol, vücudun belli bölgesini güzel göstermek için kullanılan bir maddedir. Bilinçsiz vücut geliştiriciler kas geliştirmek yerine, görünümünü öne çıkarmak için kullanırlar. Kolaylıkla erişilebildiği için bilinçsizce kullanımı yaygındır. Kolay yoldan gösteriş yapmak isteyenler bu maddeyi deri altına enjekte ederek vücutlarının istedikleri yerini kaslı gösterebilirler. Görünüşte kol muhteşem kaslıdır, oysa bir çocuk kolu kadar güçsüz ve işlevsizdir.

Vücut geliştirme doğru yapıldığında, vücudun her tarafı gelişir ve bütünlük içinde sadece görsel olarak değil kuvvet olarak da işe yarar.

2017 yılı Türkiye nüfusu 80.810.525 kişi olarak açıklandı. Birlik içinde hareket edebilsek büyük bir gücüz.

Gelgelelim kazın ayağı öyle değil, çünkü synthol kullanan vücutçular gibiyiz. Sadece bir yere yüklenmişiz, İstanbul'a. Görünüşü, adı muhteşem. Bakıldığında hayran bırakıyor, ama artık işe yaramıyor. Yük kaldıramıyor.

2017 sonu itibariyle her 1.000 vatandaşımızdan 186'sı İstanbul'da yaşıyor. Bu kadar kişi bir bölgeye toplanınca mecburen kaynaklar buraya akıtılıyor, ülkenin diğer bölgeleri gelişemiyor. Bakın, bu hale nasıl geldik.

Ülkemizde ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında her 1.000 vatandaştan 59 tanesi İstanbul'da yaşıyordu. 1950 yılına gelindiğinde, birilerinin iki ayyaş diyerek aşağılamaya çalıştıklarının yönetiminde bu sayı 56'ya düşmüştü. 1950 yılına kadar ülkenin her bölgesinde nüfus aynı oranda artıyordu. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Önce Menderes 1960 yılında bu sayıyı 68'e, sonra Demirel 1980 yılında 106'ya, arkasından Özal 2000 yılında 171'e ve nihayetinde Erdoğan 186'ya yükseltti. Üstelik 1995 yılında Yalova ilçesi İstanbul'dan ayrılıp il yapılmıştı. Yalova'yı da dahil edip kıyaslasak, tablo daha da korkunçlaşacak.

Dünyada küçük şehir devletleri hariç böyle bir oran yok. Biz, inatla bilim insanlarının söylediklerini kulak arkası edip İstanbul'u bu hale getirdik.

Vücut geliştirme, bilimsel ve programlı yapıldığında hem görünümü hem de kuvveti arttırır.

Dünyada gelişmiş bütün ülkeler şehirlerinin tamamını aynı özenle büyütür ve geliştirirler. O yüzden, onlarda "herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine" diye atasözü yoktur.

Her şeyi bildiğini iddia eden AKP yöneticileri kendi iktidar dönemlerinde bu soruna çare bulmak yerine, diğer şehirlerden 13 kişiyi daha İstanbul'a yerleştirdiler.

Şimdi yine bilim insanlarını dinlemeyip Kanal İstanbul diye synthol enjekte etmeye devam edeceklerini böbürlenerek söylüyorlar.

Yapmayın, güzel kardeşim. Yapmayın. Gelin bu sefer bilim insanlarını dinleyin. Dünyayı bir inceleyin. Kendi kafasına göre koluna synthol enjekte edenlerin acılı öykülerinden ders alın. Bir yerden sonra vücut kabul etmiyor. Koldan sızmalar başlıyor. Kolu kesilenler var, kurtarılamayıp ölenler var.

Yapmayın. Kanal İstanbul diye bu kola taşıyamayacağı görüntüyü vermeyin. Daha fazla yüklenmeyin. Bu vücut hepimizin.

Siz böbürleneceksiniz diye ya koldan olacağız ya da candan...

 

07.02.2018 - M. Şevket Atalay

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA