YEMİŞİM KADIN SORUNLARINI


Bu makale 2017-10-12 18:19:48 eklenmiş ve 768 kez görüntülenmiştir.
Çiğdem Adalı

Ülkemizde her dönem olduğu gibi içinde bulunduğumuz günlerde yine kadınlar ön planda… Bu sefer konumuz ise İçişleri Bakanlığı’nca müftülere nikâh kıyma yetkisi veren yasa tasarısı…

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, konu ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere yetkili bakanlardan günlerdir randevu alamazken, kadın çalışmaları yapan birçok dernek üyesi bu yazıyı yazmaya başladığım saatlerde Ankara’ya gitmek üzere yola çıktılar…

Üç yılı yürütme kurulu üyesi, yaklaşık dört yıl ise başkanlığını yaptığım Urla Kent Konseyi Kadın Meclisi sayesinde birçok defa Canan Güllü’nün konuşmalarını dinleme fırsatım oldu… Kendisi, bu alanda takdir edilmesi gereken nadir kadınlardandır… Zira yasaları ezbere bilir, sorunları anında tespit eder… Üstelik bununla da kalmaz sorunlara mantıklı çözüm önerisi getiren bir kadındır… Kısacası havanda su dövmek yerine çözüm odaklı çalışır…

Ancak itiraf etmem gerekirse ki, bunu yıllarca çalışmaların içinde yer alan bir insan olarak gönül rahatlığı ile söylüyorum; kadın çalışmalarında görev alan birçok kadın dahi ne için çalıştığını farkında değil…

Oysa kimi, İstanbul sözleşmesini hatmetmiş, üstelik toplumsal cinsiyet eşitliği yani kadın ve erkeğin yaşam önünde eşit haklara sahip olduğunu anlatan çalışma konusunda eğitimler düzenliyor, kimi ise yıllardır sürdürdüğü dernek başkanlığı için kendi hayatını feda ediyor…

Peki, bunlar yetiyor mu? Kadın sorunlarının çözülmesini sağlıyor mu?

Asla!

Çünkü öğrendiğimiz bilgileri, kendi yaşadığımız hayatta uygulamadığımız sürece yaptığımız çalışmaların hiçbir anlamı yok… Öyle ki, Sadi Şirazi “Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece cahilsin demektir” sözünü tam da bu durum için söylemiş sanki…

Zira bahsettiğim kadınların “Sen sus bakalım, hanımefendi gibi davran. Kızlar öyle her lafa karışmaz.” Gibi cümleler ile kendi kız çocuklarını yetiştirdiklerine şahit oldum… Kızı boşanan dernek başkanının kızına “Akşam hava kararmadan evde ol, bana el âlemden laf getirtme” dediğini duydum… Yan yana, omuz omuza aynı dava için çalışan kadınların birbirlerine ne hakaretler ettiğini gördüm…

Hanımlar üzgünüm ama öncelikli gitmeniz gereken yol Ankara değil kendi ruh dünyanız… Daha sizler, etrafınıza anlattığınız bilgileri kendi hayatınızda uygulayamazken; konuşmalarınızda çizdiğiniz kadın profilini kendi karakteriniz ve yaşamınız ile içselleştiremedikten sonra yaptığınız hiçbir çalışma işe yaramayacak…

Eğer siz toplum üzerinde liderseniz, eğer siz kanaat önderi iseniz önce siz değişmelisiniz… Önce siz, toplumun kendi üzerinizde var olan baskısına “DUR” demelisiniz… Sizler yaşadığınız hayat tarzı ile diğer kadınlara örnek olmalısınız… Yaşınız kaç olursa olsun, kendi hayatınıza sahip çıkmalısınız… Zira tüm bunları yapamadığınız, kadınları sindirmeye çalışan güruha karşı dimdik duramadığınız sürece hiçbir kadın size özenmeyecek; söylediklerinize inanmayacaktır… Bu yüzden en başta siz, kendi söylemlerinize inanmalı, çalışmalarınıza tutku ile bağlanmalısınız ki başkaları sizi rol model alsın…

 

Unutmayın; toplumsal değişim, kişisel gelişimden başlar…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA