EKSEN – 2


Bu makale 2017-10-12 18:18:49 eklenmiş ve 111 kez görüntülenmiştir.
Doç. Dr. Levent Tuğrul

Orta Çağ’ın başında, sonraki tüm Birleşik Avrupa tasarımlarına model oluşturan Büyük Roma İmparatorluğu’nun gücünü yitirmesiyle, yerini inanç kökenli yeni imparatorluklar doldurmaya başlar. Hristiyan Roma İmparatorluğu bunun ilk örneğidir ve aslında daha eski, ilk çağlardan gelen bir “bilgi ve deneyim birikimini” yeniden canlandırmaktadır. O ilk çağlarda kurulduğunu bildiğimiz tüm devlet ve imparatorluklar zaten bir tapınak çevresinde yerleşip gelişmişti. Bu öylesine hakim (etkin) bir toplumlaşma modeliydi ki, her “kent devletinin” kurucusu ve koruyucusu” olan bir ilahı, ya da ilahesi vardı. Çok tanrılı sistemler olduğundan, ayrıca, bunların, geniş bir kutsal aile düzeninin (panteon) varlığına da inanılmaktaydı. Aralarındaki çatışma ve savaşlar, sosyo – ekonomik ve siyasi nedenleri olmakla birlikte, sonuçları toplumlarına kimin ilahının, ya da ilahesinin daha güçlü (ve gerçek) olduğunu gösteriyordu. İşgaller ve istilalar ile bu ilahi aileler giderek birbirine karışmaya başladı. Bir kent devletinin savaşta yenilmesi ile, “baş ilahı” değerini yitirerek kazanana boyun eğmiş oluyor, onun ailesinde daha aşağı bir yere yerleşmiş oluyordu. Bu yüzden o çağlardaki inanç sistemlerini doğru inceleyebilmek neredeyse olanaksızdır. Bir kent devletinin inanç sistemindeki kişileştirilmiş kutsiler, bir süre sonra karşımıza aynı, ya da farklı adlarla bir başkasının sisteminde karşımıza çıkmakta ve karışıklık yaratmaktadır. Çünkü bu dönem, zaten tam bir “birbirine karışma” dönemiydi. Aslında “küreselleşmenin” de ilk başladığı çağ kabul edilebilir.

Bu karışıklık nedeniyle toplumlar büyük iç sorunlarla karşılaşmaktaydı. Eski (yenilip, dağıtıldığı var sayılan) inanç sistemlerinin kalıntıları, farklı mezhep ve tarikatlar (sektler) olarak yaşamayı sürdürmekte ve tekrar canlanmak için fırsat kollamaktaydılar. Bu sorunlara kesin çözüm bulup, imparatorluğa dönüşen ve hâkimiyetleri altındaki tüm bölgeye barış getiren ilk devlet Hititler olmuştur. Hitit Barışı (Pax Hethitter) da denen bu başarının formülü çok basittir. Onlar yenip işgal ettikleri toplumların ilahlarını aşağılamadan, kendi inanç sistemleri içine, uygun ve rahatsız edici olmayan bir yer ve şekilde monte ederek inanç kültürlerini sürekli zenginleştirmeyi seçti.

Orta Doğu kökenli büyük inanç imparatorluklarının hemen hepsi bu formülü uygulamayı seçmiştir. Filistin yöresindeki Süleyman tapınağı kökenli olanda da, militarist, oligarşik Büyük Roma İmparatorluğu’nun Hristiyan Roma İmparatorluğu’na dönüştürülmesinde uygulanan da aynı formüldür. Böylece önceki tüm “pagan” inançları olabildiğince uygun şekillerde yeni sistemlerin içine gömüldü. Bu yüzden yeni sistemlerin “menkıbeleri” çoğunlukla arkeolojik, bilimsel verilerle tam bir uygunluk göstermez. Bu noktada, tarihi olay ve gelişmeler hakkında, aslında günümüzde, yaşandıkları çağlardan daha geniş ve daha doğru bilgilere ulaşabildiğimizi unutmamak gerekir. Onlar için Sümer tabletleri, Luvi – Hitit resim yazıları vb gibi kaynaklar ulaşılmazken, günümüzde küresel bir belge kütüphanesi olarak çok derinliğine incelenip anlaşılabilmektedir. Buna bir de genetik ve diğer biyo – kimyasal analiz yöntemlerini ekleyecek olursanız, neden bugün gerçeğe daha çok yaklaşabildiğimizi anlayabilirsiniz. “Pastoral Senfoni” adını verdiğimiz insanlığın uygarlık macerasına bakışımızda, bugünün bakış açılarını (konseptlerini) esas almamız da bu yüzdendir.

       İnanç sistemlerinin, küresel boyutta, giderek yerel, batıl öykülerden arındırılıp, layık oldukları temiz, barışçıl, sevgi temelli, gerçek değerlerine – tekrar - ulaştırılması da bu yolla mümkün olacaktır düşüncesindeyim. Günümüzde uygarlığa temel oluşturan (yukarıda saydığımız) tüm öğe ve kıstaslar inanç sistemleri konusunda söz ettiğimize benzer, karışıklıklar, karışımlar içinden çıkarak gelişmiştir. Buna daha bilimsel olarak, “amalgamlaşmalar” olarak da bakabiliriz.

 

Bu yüzden, çizilmeye çalışılan sanal “eksenlerin” nerelerden geçtiğini söylemek, hiç de gerçekçi, iyi niyetli ve yapıcı bir çaba gibi görünmüyor.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
KoK
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA