GÜZELLİK ÜZERİNE


Bu makale 2017-05-11 18:31:58 eklenmiş ve 390 kez görüntülenmiştir.
Tolga İLEM

İnsanlık tarihi boyunca en çetin sorulardan biri olmuştur “ güzellik nedir?”. Tarih boyunca ne toplumlar nede filozoflar bu sorunun cevabını bulabilmiş değiller. Japonya’da küçük el ve ayak güzel kabul edilir iken Avrupa’da şeffafa yakın ciltlerde görünen mavi kan damarları güzelliğin alameti sayılmış. Afrika’da bazen uzun boyun bazen beyaz dişler güzel sayılmış. Güney Amerika’da ise törpülenmiş sivri dişler ile güzelleşmiş kadınlar. Bazen sexepalite önemli olmuş bazen güç ve doğurganlık. Aynı toplumlarda bile zaman içerisinde güzellik algısı öylesine değişmiş ki aradaki fark herkesi dehşete düşürecek seviyede.

 Platon güzelliğin bir oran işi olduğunu düşünmüş aynı Da Vinci gibi. Kolun vücuda oranında gözlerin kulaklara göre bulunduğu yerde zannetmişler sırrı. Kant ise bir bütün olarak değerlendirmiş güzelliği. İçerisinden bir şeyin değiştirildiğinde bozulan şey demiş güzellik için. Kant’a yakışmayacak düzeyde belirsiz bir tanım aslında daha ampirik bir tanım beklerdim ama belli ki onunda kafası karışmış. Çağdaş düşünür ve simge bilimci Umberto Eco ise koskoca bir kitap yazmasına rağmen oda güzelliğin ne olduğunu tanımlayamamış.

 Bu kadar filozof ve şairin biçare kaldığı konuya bilim adamları da el atmış zaman zaman. Hayvanlar âleminin türünü devam ettirme güdüleriyle açıklayanda olmuş salt hormonal nedenler ile de açıklayanlar. Bizimde dâhil olduğumuz hayvanlar âleminde genellikle erkek bireyler süslü ve göz alıcıdır. Örneğin tavus kuşunun erkeği konforundan ödün verir güzel olmak uğruna ya da erkek aslanların gür ve koyu renkli yeleleri tercih nedeni olmalarını sağlar çiftleşe bilmek için. Sadece seksüel nedenler ile bakarsak güzellik sorununa ibre genellikle erkekten yana dönmekte. Duygusal yönden baktığımızda ise tercihlerin ne geniş omuzlar ile nede güçlü kaslar ile alakası olduğunu görürüz.

 O zaman güzellik nedir. Hangi güzeller bizi etkiliyor ilk üç saniyede. 45 derecelik açı ile aşağılara kayan gözler jinekologlar kadar keskin mi gelecek nesillerin garantilenmesi için. Yoksa şairler gibi bir kara göz mü bizi bizden alıveriyor. Bana kalırsa sexüel ilgi ile güzelliğin bir alakası yok. Sexsüel ilgi tamamen hormonlara bağlı tüm hayvanlar âlemi ile aynı davranıyoruz belki. Ama estetik bir güzellik arayışı ise bir bütün. Bir Dali tablosu kadar karma karışık ta olsa bütünlüğün harmonisi bizi etkileyen. Ben bu konuda aynen Kant gibi düşünüyorum. Muğlak ve belirsiz bir tanım olsa da bütün olarak baktığımızda gerçek olandır güzellik. Hatta bir bu bütünlük tüm duyu organlarımız ile algıladığımız kadar geniş bir çerçevededir. Su sesini andırmalı mesela güzelin sesi, gözleri gülmeli ışıklar saçmalı ortama kalem kaşların altından. Gerçekten katılmamak elde değil Kant’a hiç basbariton olur mu güzelin sesi.

 

 Bu hafta sonu sizde çevrenize şöyle bir alıcı göz ile bakın, eşinize yakalanmadan. Sizce güzel nedir? Sizin güzel dediğinize kaç kişi daha güzel der. Evrensel bir kural koyabilir miyiz güzelliğe? Alın size güzel bir uğraş bu hafta sonu için.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA