"Urla’nın gelecek 100 yılını planlıyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi Urla Belediye Başkan Aday Adayı Harita ve Kadastro Mühendisi Murat Gül ile projeleri hakkında söyleşi yaptık. İçtenlikle projelerini ve çalışma tarzını aktaran Gül, “Urla’nın 5 yılını değil, 50 hatta 100 yılını profesyonelce planlayacak hizmet ve projelerle geliyoruz” dedi.
Bu haber 2018-11-09 18:34:28 eklenmiş ve 163 kez görüntülenmiştir.

 

Pencere Haber: Belediye Başkanı seçilirseniz ilk icraatlarınız neler olacaktır? Size göre Urla’nın öncelikli ihtiyaçları nelerdir?

Murat Gül: Bizim gördüğümüz eksiklikler, Urla’nın ihtiyacı olan şeyler, buna yönelik bizim yapmamız gereken günlük rutin çalışmalar yani klasik belediyecilik; alt yapı, temizlik işleri, parklarının bakımı, imar müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü çalışmalarına günübirlik değil kalıcı çözümlerle hareket etmektir. Bunlar belediyenin rutin işleri.

Belediye Başkanı seçildiğimde ilk etapta tespit ettiğimiz acilen yapılması gereken önlemleri alacağız, eksiklikleri gidereceğiz. Kent yaşamında neler eksik, neler aksıyor konusuna göre ivedi çözümleri hayata geçireceğiz.

TRAFİK SORUNUNU ÇÖZMELİYİZ

Urla günden güne büyüyor. Urla’ya ciddi bir talep var. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere insanlarımıza “nerede yaşamak isterseniz?” sorusuna ilk verilen cevaplar önce İzmir, ardından da Urla şeklinde gelmeye başladı. Hal böyle olunca ciddi bir göç almaya başladık. Bu durum devam edecek. Bu anlamda öncelikle bizim alt ve üst yapıyı ivedilikle tamamlamamız lazım. Öncelikle mevcut bütün eksiklerimizi tespit edeceğiz. Örnek vermek gerekirse; nüfusun artması trafik yoğunluğunu arttırdı. Şu an Urla Merkezden bahsedelim. 5 tane girişimiz var: Dörtyol, İskele, Bin Konutlar, Özbek Kavşağı ve Bademler –Kuşçular girişi. Bunların da en yoğun olduğu yerler:  Bin Konutlar Otoyol girişi ve Dörtyol Kavşağı.

Kentin ana arterlerini yeniden oluşturmamız lazım. Şu an kent merkezimizde bir Bülent Baratalı Bulvarı var, bir de 75. Yıl Cumhuriyet Caddemiz. Bülent Baratalı Bulvarı ve 75. Yıl Cumhuriyet Caddemiz maalesef parklardan dolayı tek şeride düşüyor. Jandarma Kavşağı, kente giriş ve çıkışlarda sıklıkla tıkanıyor. Hatta kent merkezini dahi etkiliyor. Jandarma Kavşağı’ndaki trafiği akıcı hale getirmek için yeni bir dizayn ile Bin Konutlar – Sanayi Sitesi yönünde battı – çıktı ile kesintisiz bir trafiğe kavuşacağız. 

ALTERNATİF YOLLARIMIZI HAYATA GEÇİRMELİYİZ

Bizim alternatif yollara da ihtiyacımız var. İlçe merkezindeki iki ana arterin dışında imar planlarımıza göre çok daha büyük, Akpınar Deresi kenarından güneye Kuşçular’a bağlanan bir yolumuz daha var. Yapılması gereken yıllardır bekleyen 18 uygulamaları. Gerekli 18 uygulamasını yapıp, kamuya ait yerleri açarak, çok ciddi bir kuzey – güney aksı olan o yolu Urla’ya kazandıracağız.

Bunlar kısa vadeli işler. Yollarımızın aynı zamanda kalite standart sorununu da çözmemiz lazım. Maalesef öyle bir handikap var.  Aslında normalde bir işin bir silsilesi vardır. Öncelikle bir yerde imar planları biter. Planları bitirmeden yapılaşmaya açmaz ve önce altyapıyı bitirirsin sonra yapılaşmaya açarsın. Yani aslında bu işin sistemi budur, akış şeması da budur. Ama maalesef bu bizde böyle olmadığı için,  yapı önden, altyapı arkadan geliyor. Bu durumda yapılaşma yapılıyor, sonra İZSU geliyor kazmaya başlıyor,  işini bitiriyor sonra bir başkası gelip bir daha kazıyor. Bu vatandaşın çektiği çilenin yanında bir de milli servetin boşa harcanması demektir. En azından şunları yapabiliriz:  Şimdi dönüp tekrardan özellikle merkezde büyük ölçekte altyapı tesislerini belki yapamayabiliriz. Çünkü bir yaşam var burada, felç edebiliriz. İkisini aynı anda sürdürebilmek çok kolay olmayabilir. Ancak şu yapılabilir, kaç tane boş arsamız var, imar planlarımız var, oluşacak talebi sen biliyorsun zaten. Bir kereye mahsus hepsinin parsel uçlarını bırakırsın.  Bir kere kazarsın, bir kere yaparsın. En azından mevcut yapılaşmanın bir kısmının olduğu yerlerde gelecekte kazmakla uğraşmazsın.  Yapılaşma talebi gelecek yerlerde önceden çalışmalarını tamamlarsın. 

OTOPARK EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ

Aslında Kent merkezine araç sokulmaz. Kent merkezine araçları sokmak istemiyorsan Kent girişinde otoparklar oluşturursun açık veya kapalı, yeraltı ve yer üstü. Bu anlamda Urla'da yerlerimiz var. Kent merkezinde bu kadar yoğun trafiğin olmaması gerekir. İnsanlar yürüyecek. Belki bisikletleri ile gelecekler. Kent içinde taşımacılık adına bir nostaljik ring sistemi (tabi ücretsiz olarak) hizmeti sunacağız.  Çok farklı örnekleri var. Neden olmasın?  Gelişmiş toplumlarda insanlar belli saatlerde Kent merkezine araç sokmuyor. Araba ile gezen insan para harcamaz, yürüyen gezen insan para harcar. Esnafımızı da bu yönde bilinçlendirmemiz lazım. Otopark zorunluluğu bugün çözmez isek bu sorun yarına çok daha büyüyerek karşımıza gelecek.

İMAR PLANI BİTMEDEN ALTYAPIYA GEÇİLMEZ

Altyapı diyorsak plan da demeliyiz. İşin bir akışı var. İmar planı bitmeden altyapıya geçilmez. Altyapıda bitmeden yapılaşmaya izin verilmez. İşin doğrusu bu.

Şu anda iki önemli mahallemiz Gülbahçe ve Özbek'in binlik planları bitmek üzere. Hatta bitti ancak uygulama safhasına geçemiyorlar. Çünkü 18'ler daha başlamadı.  O da ciddi bir hata.  Öncelikle planların yapılması gerekir.  Planları yapıldıktan sonra bu iki mahallemizde başka yerlerde yapılan hataların yapılmaması lazım.  Öncelikle altyapının tamamlanması gerekir. Yapılacak altyapıda Dünya standartlarına uygun olması gerekir. Yani birileri gelip bugün elektriği, yarın kanalı, öbür gün doğalgazı, öbür gün interneti geçirmek için kazamayacak. Hepsini bir arada, toplu, gerektiğinde müdahale edilebilecek, bakımı yapılabilecek şekilde yapacağız. Hiçbir zaman bir kere yapıldıktan sonra tekrardan kazılmasına gerek kalmayacak.  Bu işleri bölgenin 100 yıl sonrasını öngörerek yapacağız bunlar her zaman yapılabilecek masraflar değil.  Altyapıyı yaptıktan sonra ilgili kurumlara “arkadaş ben altyapıyı yaptım, herkes burayı kullanacak” diyeceğiz. İlgili kurum da gelip hazır yerde hiçbir zarar vermeden işini kısa zamanda yapıp bitirecek. Bu nedenle altyapı bittikten sonra yapılaşmaya izin vermemiz gerekir. Yıllardır imar planlarını bekleyen kişiler ilk etapta buna kızabilir ancak altyapı bittikten sonra ilgili yerler çok daha değerli olacak.

İlçemizde imar planları hazır olmayan yerlerimizin de planlarını acilen tamamlamamız gerekir. Belediyeye bağlanan köylerde imar hala köy yerleşik planına göre devam ediyor. Buradaki planlar da plan notları ile disipline edilebilir. En kötü plan, plansızlıktan iyidir. Her gün köylerimizin de nüfusu artacak. Artan talebi öngörerek kalıcı çözümleri acilen hayata geçirmeliyiz.

Köy yerleşik alan planlarına göre köylerimizi bu kadar yoğun nüfus artışı ile koruyamayız.  Köy yerleşik alanında plansız gelişmeye izin vermemek gerekir. Oralara plan yapmayarak oraların korunduğunu ifade edemezsiniz. Planını yap, yoğunluğu 15-20 de tut, altyapısını tamamla geleceğini hazırla. Öncelikle bütün köylerimizin köy yerleşik alan planlarının yapılması lazım. 

BELEDİYEDE İŞLER HIZLANACAK

Dönelim belediyenin içindeki klasik işleyişe, vatandaş memnuniyetine.  Belediyemizde işler çok yavaş yürüyor belediyemizde ruhsat alma ortalama süremiz 5-6 ay. Olmaz. Neden olmaz? Burada da yaşamak isteyen kişi beş altı ayda ruhsatını aldı, 3 ay inşaat yasağı var,  etti 9 ay, kişiye 3 ay kaldı Yağmuru çamuru... İşler yetişmiyor. Herkese eşit yaklaşılmalı şeffaf olunmalı. Teknoloji çağındayız hızlı ve doğru çalışması gerekir. Gelen vatandaş işini hallettikten sonra “Allah razı olsun” demesi gerekir. Çözümü de çok basit, sistemi oturtacağız hiçbir şekilde bir yerde tıkanma olmayacak. Normalde bir ruhsat alınması 2-3 haftada bitmeli. Eskiden belediyede haftada iki encümen toplantısı vardı, teke düştü.  İşler yavaşladı.

Pencere Haber: BAZI PROJELERİNİZİ AÇIKLAR MISINIZ?

MURAT GÜL: Tabi bizim ayrıca projelerimiz var. O da Urla’nın ileride ne olması gerektiğine yönelik. Urla’nın gelecek 50 hatta 100 yılını planlıyoruz. Urla’yı 3 tane saç ayağı üzerine oturtuyoruz. 

Tarım Kenti Urla, Turizm Kenti Urla Ve Kültür – Öğrenci Kenti Urla

Bu projeler birbirini tamamlar halde, iç içe.

TARIM KENTİ URLA

Tarımda ilgili konuşacak olursak; Urla'da tarım yapılmıyor mu? Yapılıyor.  Şu anda köylü memnun mu? Büyük bir kısmı memnun değil.  Eskiden köylü gerçekten iyi kazanıyordu, durumu iyiydi. Bugün gelinen noktada köylü yeterince kazanamadığı için çoğu tarım yapmayı bıraktı.  Çoğu tarla boş.  Köylü tarım yapıyor, emeğinin karşılığını alamadığı gibi zararla da çıkabiliyor.

KOOPERATİFLEŞME

Aslında bu işi çözmesi gereken merkezi hükümet ama herkese hizmet yapmıyorsa yerel yönetim de yapabilir. Bunun da temeli kooperatifçilikten geçer. Ama bu konuda iyi örnekler olduğu gibi kötü örnekler de yaşandı.  İnsanları kendi başına bıraktığımızda kolay kolay kooperatifleşmeye gitmiyorlar.  Biz belediye olarak bu kooperatifin bir parçası olacağız. Öncelikle doğruyu yapacağız, göstereceğiz, zamanla üye sayımız artacak. Çünkü kazanan sayısı artacak.

Öncelikle belediyede bir Tarım Müdürlüğü olmalı. Oluşturduğumuz tarım biriminde Ziraat mühendislerimiz olacak. Buradan tüm toprak yapısının daha reel olarak belirleyeceğiz, nerede ne daha kazançlı ve verimli ekilebilir, dikilebilir tespit edeceğiz.  Sistemli üretimi ve çeşitliliği sağlamak için çiftçilerimize bölgelerine göre dikecekleri ürünü ve teknik malzemeyi temin edeceğiz, elde edilen sağlıklı, kaliteli, organik ürünün pazarını da belediye bulacak. Arz-talep dengesini sağlayacağız.  Talep fazlası ürünün değerinin düşmemesi için planlı üretim yapacağız. Her üreticiye dikmesi gereken ürünü söyleyeceğiz.  Bamya diken ile domates dikenin arasındaki gelir dağılımını dengelemek için sistemde insanlar diktiği ürüne göre değil, sisteme soktuğu tarlasının büyüklüğü ve emeğine göre pay alacak. Üretilen tüm ürünler havuza gelecek.  Belediye tarafından değerinde pazarlanacak.  Eskiden URİT'in marketleri vardı.  Esnafımızı da bu sisteme dahil ederek ürünleri perakende olarak da satacağız. Dolayısıyla üreticiyi aracısız doğrudan pazara sokacağız.  Her mahallemize URİT Market şubeleri açacağız. Sadece Urla'da üretilen kaliteli ürünlerimizi kendi halkımızla buluşturacağız. Doğru yapılanmayla hem çiftçimiz, hem esnafımız hem de Urla halkımız kazanacak.

İlçemiz sınırlarında verimli hazine arazilerimiz var.  Yeterli toprağı olmayan üreticilerimize bu yerlerin tarım amaçlı kiralanmasına yardımcı olacağız. Tarımsal amaçlı planlarımızı yapıp hazineden bu yerleri istediğimiz zaman önceliği her türlü alabiliyoruz. Böylelikle tarım alanlarımızı da korumuş olacağız. Arazisi olmayan ancak tarım yapmak isteyen insanlara buraları vereceğiz. Onları da sisteme sokacağız. Çiftçilere tarım yapacağı araziyi sağladıktan sonra, ihtiyaç duyduğu teknik malzemeyi verdikten sonra pazarını da hazırlarsan neden yapmasın?  Bir yanda atıl durumdaki tarım arazilerini üretime kazandırdığımız gibi yanlış ellere geçmesini de engellemiş oluyoruz.

TARIM TURİZMİ

Projelerimizin birbiriyle iç içe olduğunu söylemiştik. Tarım turizmi diye de bir şey var, agroturizm. Dünyanın farklı yerlerinde ve ülkemizde de yapılıyor. Tarım yapmak isteyen ancak arazisi olmayan kişileri de bu yolla ilçemize çekebiliriz. Agroturizmin mantığı basit. Sen insanlara tarım ve hayvancılık yapabilecekleri alanları sağlıyorsun, genelde beyaz yakalılara. Şehir stresinden bıkan insanlara tarım yaptırıyorsun. Tarımı bilmeyenlere köylülerimiz de yardımcı oluyorlar tarımı öğretiyorlar. Bir bakıma tarım kampı gibi bir şey olacak. Orada insanlar belediyeden kiraladıkları toprakta kendileri üretecek. Gerekirse mobil barınma yerleri yapılarak orada kalmaları sağlanacak. Bu onlara ekonomik bir tatil imkanı da sağlayacak. Hem belediye, hem köylü, hem tarım yapmak için gelen kişi kazanacak. İnsanların ihtiyaçlarını iyi tespit ederseniz başarı çok kolay, bu kadar basit.

KÖY OTELLERİ

Köy otellerimiz olacak. Mesela sahillerimizde, ormanlık alanlarımızda çok güzel köylerimiz var. Oralarda yaşayan köylülerimizin ciddi bir kısmının Urla kent merkezinde de evleri var. Çoğu zaman oralar atıl kalıyor.  Mesela Demircili Köyü'müzü organize ettik,  belediye olarak evleri binaları kendine has özelliklerine göre restore ettik, boyadık, teknik eksikliklerini giderdik, köyümüze gerekli profesyonel eğitimleri verdik. Köyün girişine de Demircili Köyü Otelleri yazdık. Köylü odalarını kiraya verdi. Köy geceleri, organizasyonları düzenlenir. Tur operatörleri ile anlaşılır. Deniz var, doğa var, köylünün üretimi var. Turist memnun, köylü memnun. Çok yıldızlı otellerin telaşı yok, tatilin keyfi var. Kim gelmez?

KARAVAN TURİZMİ

Bölgemizde kamping karavan turizmi yapılabilir. Bu da köy turizmini destekler. Belediyenin orman ile yapacağı anlaşmalar neticesinde tespit edilen bölgelere mobil konaklama tesisleri yapacağız.  Turistler isterse karavanları ile gelecek, isterse mobil tesislerimizde kalacak. Böylelikle oralarda yapılaşma olmayacak. Doğa korunacak, hem de turizm yapılacak. bu şekilde olay tabana da yayılıyor.. Buralara Belediye Kooperatifi'nin küçük market şubelerini de koyabiliriz.

DENİZ - TEKNE TURİZMİ

Tekne Turizmimiz çok zayıf. Hatta yok.  Güney sahillerimizde bu turizmi Seferihisar yapıyor. Çünkü bir limanımız yok.  Bir limanımız olsa kendi insanımız bu işi yapabilir.  İnsanlar bizim koylarımızı görmek için Seferihisar'a gitmek zorunda kalıyor.  Alaçatı “sörf”  diyoruz. Geçen dönem de bunu söylemiştim. İçmeler ve Gülbahçe körfezlerimiz, rüzgârı ve denizi ile çok daha uygun çok daha ekonomik. Sadece bizim düzgün tesislere ve reklama ihtiyacımız var. İnanıyorum ki çok daha fazla insan buraya gelecek.

KÜLTÜR – ÖĞRENCİ KENTİ URLA

Öğrenci kenti kültür kenti Urla, Urla'nın kaçınılmazlarından.  Bizim tesislere ihtiyacımız var. Kültürel anlamda büyük bir amfi tiyatroya, sportif anlamda açık-kapalı kompleks spor tesislerine ihtiyacımız var. Bunların sayılarını arttırmalıyız.

Ciddi bir öğrenci popülasyonumuz var.  Ancak bunu değerlendiremiyoruz, onları burada tutamıyoruz.  Burada yaşlı nüfus ağırlıkta.  Kente dinamizm katmak istiyorsanız gençleri burada tutabilmelisiniz.  Bizim gençlere çocuklara ihtiyacımız var. Gençlik Merkezleri yapacağız.  Gençlik Merkezleri kültür merkezleri çok maliyetli değil.  Konser ve etkinlik alanları yaratacağız. Karantina Adası’nın kuzeyinde antik tiyatromuz var. Düz ve tribün şeklindeki 10 bin kişilik antik tiyatronun sahnesi denizin içinde. Kültür Bakanlığı ile yapılacak görüşmeler neticesinde Dünya’da sadece iki atıl örneği olan eşsiz antik tiyatronun kazanılması halinde İzmir’in ve hatta ülkenin en büyük konserlerini etkinliklerini buraya çekebiliriz.

MAHALLE AÇIK HAVA OYUN ALANLARI

Belediyemizin kreşi var. Bu çok güzel bir uygulama, destekliyorum fakat bunu geliştirmemiz lazım.  Çocuklarımız için mahalle açık hava oyun alanlarımız olmalı. Bu mahalle oyun alanları yine bir kreş havasında güvenlikli, belediye personelinin görevli olduğu, eski mahalle oyunlarımızın oynandığı,  mahalle sakinlerinin çocuklarını güvenle emanet edebileceği merkezler olacak.  Bir kere güvenlik sıkıntısı yok. Aynı avmlerdeki alanlar gibi ama mahalle içinde. En azından bahar ve yaz aylarında çocuklarımızın el becerilerini geliştirebileceği, eski oyunlarımızı oynayabileceği, bilgisayar ekranından uzaklaşabileceği yerler olacak.  Oralarda görevli abiler ablalar vatandaşa ücretsiz hizmet verecek. Bu kişiler eğitimli ve çocuklardan sorumlu olacak, aileler bırakacak, mesai saatleri içinde çocuklar orada hem sosyalleşecek, hem o eski oyunları öğrenecek,  hem de bilgisayardan kurtulacak.

BELEDİYE MECLİSİ ÜYELERİ KONTENJANI

Belediye başkan adaylarının belediye meclisi üyelerini seçmek adına kontenjan hakkı var. Bizim belediye yönetimi anlayışımız paylaşımcı olacak Ben daha önce iki dönem meclis üyeliği yaptım. Meclis üyeleri de seçilmiş arkadaşlar.  Aslında onları da aktif kılmak lazım. Sorumluluk veriyor isek yetki de vermeliyiz.  Kesinlikle ben Başkan Yardımcılarımı bu durumda seçilmiş insanlardan olmasını tercih edeceğim.  Yetkiyi paylaşmaktan korkmamalıyız.  Projelerimiz için kontenjan hakkımı öncelikle bir Çiftçiden yana kullanacağım.  Tarım işçisi olabilir, bire bir üretici olabilir. Toprakla, hayvancılıkla uğraşan, işini iyi yapan 1 çiftçimiz olabilir.  Projelerimizde Turizm dedik. İkincisi turizm ile uğraşan birisi olmalı. Gençlerimizden bahsettik kültür dedik, gençlik dedik. 1 tane kesinlikle üniversite çağında bir arkadaşımız, bir tane de çalışan kesimden genç bir arkadaşımız kontenjanımda olacak. Projelerimizi gerçekleştirmek için o kesimden insanlarımız da yönetime dahil etmemiz lazım. Bütün aday adayı arkadaşlarımız benim için çok değerli.  CHP'li olarak bu yola çıkan her arkadaşımızın başımızın üstünde yeri var.

 


ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Politika haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA