MURAT GÜL İLE RÖPORTAJ

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yerel seçim aday adaylığı başvuru süreci başladı ve 19 Ekim 2018 akşamı sona erecek. CHP Urla Belediye Başkanı Aday Adaylarından, Harita ve Kadastro Mühendisi Murat Gül ile seçim süreci ve sonrası konusunda röportaj yaptık. CHP Urla Belediye Başkan Aday Adayı Gül gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
Bu haber 2018-10-04 21:40:04 eklenmiş ve 331 kez görüntülenmiştir.

 

Pencere Haber: Sayın Gül öncelikle kendinizi okurlarımıza tanıtır mısınız?

Murat Gül: 1971 doğumluyum. Harita ve Kadastro Mühendisiyim. 1993’ten beri Urla’da yaşıyorum. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. 2004 yerel seçimlerinden sonra Urla Belediye Meclis üyeliği, 2009 yerel seçimlerinin ardından ise İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyeliği görevlerini yaptım. 2014 yerel seçimlerinde CHP Urla Belediye Başkanı Aday Adaylarından biriydim. 2019 Yerel Seçimleri’nde yeniden aday adaylığı başvurumu yaptım.

Pencere Haber: Aday adaylığınızın konuşulmaya başlanmasıyla size karşı basın yoluyla saldırılar başladı. Bu konuda kamuoyunu aydınlatmak için neler söylersiniz?

Murat Gül: Öncelikle şunu söylemek istiyorum basın tabiî ki haber yapacak ve eleştirecektir, bunu saygıyla karşılıyorum. Bizler de eleştirildiğimiz konularda kendimizi daha doğru ifade etmek için daha fazla çaba sarf edeceğiz. Eleştirildiğimiz konulardan ders çıkaracağız gerçekten hatalıysak ta düzelteceğiz. Demokrasiye inanan insanlar olarak sorgulayan, eleştiren basını sürekli desteklemeliyiz. Çünkü özgür basının aynı zamanda demokrasilerde bir denetim mekanizması olduğunu düşünmekteyim. Ama bir yandan da yapılan haberleri dedikoduya yaslayarak değil de gerçek anlamda araştırılıp yapılması gerektiğine inanmaktayım. Şimdi bu anlamda sorunuza şahsımla ilgili yapılan haberler konusunda cevap vermem gerekirse; Pencere Haber Gazete’nizde yayınlanan “KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN OĞLUNUN DÜĞÜNÜNDE BİR URLALI” haberinden sonra bazı kesimlerde anladığım kadarıyla bir yanlış anlaşılma ve rahatsızlık olmuş. Katıldığımız nikâh töreni ile ilgili olarak gazetenizde yapılan bu haber, salonun önünde AA muhabiri tarafından çekilmiş, ulusal yazılı ve görsel medyada yayınlanmış bir fotoğraf ile yayınlandı. Bu haberinizden sonra kravatımın olmamasından, davetli olmadığıma hatta salona giremediğime kadar iddialarda bulunuldu. Bence komik ve gereksiz iddialar. Salon içinden de çekilmiş fotoğraflarım da çıktı ulusal basında. Onlardan birini de size vereyim, lütfen yayınlayın diyeceğim ama montaj da denebilir. Şimdi anladığım kadarı ile ısrarla orda bulunmadığım halde bunu haber yaptırdığımın ispatı çalışmasına girilmiş ama boşuna bir uğraş çünkü bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Kaldı ki CHP belediye başkanları nikâh törenindeki katılımcılar arasından seçilmiyor, rahat olsunlar.

Bu yayını yapan arkadaş biraz da gündemi takip etmeli. Sitesinde köşe yazıları yazıyor, iddialarda bulunuyor ama gündemi takip etmiyor.

Bir diğer konuya gelince 25 Eylül 2018 günü bir internet portalında yayınlanan “CHP’li vekillerin Urla Merakı” adlı yazıyı almış, kendilerine konu yapmışlar. Oysaki aynı haber portalı, kaynak gösterilerek haber yapan diğer internet haber sitelerinde, haber “Gazetemizin internet haber portalında 25 Eylül 2018 tarihinde www.egepostasi.com uzantılı haber sitesi kaynak gösterilerek 'CHP'li vekillerin Urla merakı' başlığıyla yayınlanan haberin “gerçeği yansıtmadığı” ortaya çıktı.

“Kaynak gösterilen kurum tarafından CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun yanı sıra CHP'den Urla Belediye Başkan Aday Adayı Harita Mühendisi Murat Gül'ü hedef alan haberlerin kişileri yıpratmak için yapıldığı gün yüzüne çıktı. Gazetemize ulaşan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, yapılan haberin 'yalan' tabir edilen bir haber olduğunu belgelerle ortaya çıkartırken, bu sebepten ötürü 'CHP'li vekillerin Urla merakı' başlıklı haber internet haberi portalımızdan kaldırılmıştır” açıklamasıyla TEKZİP edilmesine rağmen, bilerek ya da bilmeyerek “yalan” tabir edilen bilgileri 27 Eylül 2018 günü yayınlamış ve açıklama yapmamız istenmiştir. Biz bunu da açıklayalım.

 İddialara konu yerin imar değişikliği, 2002 yılında Danıştay 6. Hukuk Dairesi’nin kararına istinaden başlanmış. Anıtlar kurulunca yargı kararına göre koruma amaçlı imar planı yapımına karar verilmiş. Öncelikle bugünkü karşılığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına denk gelen Bayındırlık İskân Bakanlığı’nca 1/25000 ölçekli, peşine 1/5000 ölçekli planları yapılmış. Akabinde köylerin büyükşehir belediyesine bağlanmasıyla Büyükşehir belediyesince de ikinci kez onayları yapılmış bir yerden bahis etmekteyiz. Öncelikle mahkeme kararı ile arazi sahiplerince yaptırılmış bir yerin açılmasında ne gibi dahlimiz olabilir ben soruyorum. Bakın öncelikle ben şehir plancısı değilim. Harita mühendisiyim, imar planlarını şehir plancıları yapar, harita mühendisleri uygulayıcılardır. Konu yerin imar planı çalışmalarını yapan ve imar planının altlığı olan hâlihazır harita çalışmalarını yapan arkadaşlarımızı da gerçekten merak ediyorsanız, imar planları aleni olup belediyeden öğrenebilirsiniz. Kaldı ki bu teknik arkadaşlarımız da mesleki çalışmalarını mevzuat çerçevesinde yapmışlar ki ilgili kurumların onayından sonra iptali konusunda açılan davada planın uygunluğu yargı tarafından da red olmuş ve plan yürürlükte kalmıştır. Keşke dedikodular yerine herkese açık olan imar planlarının yapım, onay ve yüklenicilerinin kim olduğu konusunda belediyeden sorsalardı, yanlış haber yapmak zorunda kalmazlardı. Ayrıca Tapu kayıtları da alenidir. Malik araştırmasını yapsalar idi konu taşınmazın satışı olup olmadığı hususunda da bilgi sahibi olabilirlerdi veya mal sahiplerine de ulaşıp, olası alıcı adayları hakkında da bilgi sahibi olabilirlerdi. Son olarak bu konuyla ilgili şunu söylemek istiyorum basına kapımız açık, her zaman sormak istediğinizi tarafımıza sorabilirsiniz. Bu güne kadar yapmış olduğum veya yapacağım işlerimin arkasındayım. Lütfen sorun, sıkılmadan cevap verebilirim.

Pencere Haber: Urla için neler yapılmalı?

 Murat Gül: Bizler Urla’yı bu hali ile seviyoruz. O yüzden bizim her şeyden önce Urla’nın mevcut doğasını, dinginliğini düşünüp bir diğer yandan da gelişimini sağlamamız gerekiyor. Yani kafamızdaki Urla’yı, Urlalıların hayallerine göre şekillendirmek istiyoruz. Bizim bir numaralı görevimiz Urla'yı yaşanabilir bir yer olarak kılmak. Buna çok dikkat ediyoruz. “Urla’nın Urla olmasındaki değerleri yitirirsek, bizler de cazibemizi yitiririz” diye düşünüyorum. Urla bizlere hayattan beklentilerimizi veriyor. Biz de Urla’yı korumalıyız. Ancak bir yandan da kendi kent dinamiği de olmalı.

Biz diyoruz ki, Urla’da bitme noktasına gelen tarım devam etmeli. Urla’nın güzel bir doğası ve denizi var. Bu noktada Urla aynı zamanda bir turizm kenti. Şehir sınırlarımız içerisinde iki tane üniversite var. Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Bu Enstitü, dünyada Yüksek Teknoloji anlamında 3. sırada. Biz diyoruz ki Urla aynı zamanda bir üniversite kültür kenti. Ayrıca kültür kenti lafını sadece üniversiteler vasıtasıyla kullanmıyoruz. Aynı zamanda Urla şehrinin çok eski bir tarihi yapısı da var. Urla’nın birçok yerinde çok ciddi arkeolojik kazı alanları var. Biz bunların üzerine, birbiri ile iç içe geçmiş projeler ile Urla’yı ileriye taşıyabiliriz. Bizim hayalimiz bu. Tabi ki her şehrin bir dinamiğinin de olması lazım. Yerel yönetimlerin vermesi gerektiği her türlü hizmeti biz zaten vereceğiz. Ama bir yandan da dinamik, genç nüfusunu arttırıp, kent nüfusunu da daha yaşanılabilir, bütün ihtiyaçların Urla içerisinde karşılanabilecek bir hale getirmemiz lazım. Yani, bizim üniversite öğrencimiz burada okuyup, İzmir’de ev tutmamalı. Bu onların eksikliği değil, bizim eksiğimiz.

Pencere Haber: Urlalı gençler için neler yapılmalı?

Murat Gül: Urla’nın genç nüfus oranı düşük. Gençler iş bulamadıkları için ya da sosyal hayatın yeterli olmaması nedeniyle İzmir’in merkez ilçelerini tercih ediyorlar. Bu noktada bir çalışmanız mevcut mu?  Yaş ortalamamız yüksek, genç nüfusumuz da var. Ancak bizim bunu daha dengeli bir hale getirmemiz lazım. Genç nüfusumuzu şu an burada tutamıyoruz, problem orada. Nereye gidiyorlar? İzmir’e gidiyorlar. Yazları Alaçatı’yı tercih ediyorlar. Bu durumda biz onları eleştirmiyoruz, bu noktada bizim bir eksikliğimiz var. Bizim onu gidermemiz lazım. Bunun için de projeler üretmelisiniz, o öğrencileri burada tutacak gerekli projeleri yapmamız lazım. En basitinden bir Gençlik Merkezi’miz yok bizim. Baktığın zaman çok abartılı bir şey değil. İzmir’in farklı ilçelerinde bunun örnekleri var. Öğrenciler burada vaktini değerlendirir.  O zaman onlar burada kalır, gelir. Genç nüfusun olduğu yerde de o dinamizm kendiliğinden başlar zaten. Urla’dan İzmir’e gidiş-dönüş iki saat. Buna rağmen öğrenciler bu yolu kullanmak zorunda kalıyor. Ama Urla’da ne yazık ki bir sinema salonumuz yok, bir tiyatro salonumuz var ama çok küçük. Eğer gençleri cezbedecek şeyleri vermeyi başarırsak onlar zaten Urla’ya gelir.

Pencere Haber: Urla’nın küçümsenmeyecek bir tarım potansiyeli var. Seçilmeniz halinde Urla’da uygulayacağınız bir tarım politikası olacak mı? Eğer bir tarım politikanız olacaksa çalışmalarınız ne yönde gerçekleşecek?

Murat Gül: Biz Urla’da Belediye’nin de işin içinde olacağı bir kooperatifçilik sistemi uygulayacağız. Eğer tarım yapacaksanız arazi ile ilgili bilgilere hakim olmanız gerekiyor. Biz bu noktada ziraatçılar ile birlikte çalışacağız. Belediye’de hem köylüye hem de ziraatçıya destek verecek ayrı bir birim kurulacak. Burada çalışan profesyonel arkadaşlarımız öncelikle “Urla’nın neresinde, yeni ve kazançlı ne ekilebilir” çalışmasını sunacak. Öncelikle elimizdeki malzemenin bir tanımını yapmamız lazım. Kalkıp da Urla’da muz yetiştiremezsiniz. Biz öncelikle tarım topraklarının sınıflandırılmasını yapacağız. Bunu üretici ya da köylüye bırakmamak gerekiyor. Ortada bir organizasyon olmadığı için köylü, deneme - yanılma yöntemiyle çalışıyor. Örneğin, bu sene domates para ediyor, seneye herkes domates dikiyor. Ancak herkes domates diktiği için domates para kazandırmıyor. İhtiyaç fazlası oluşuyor. Dolayısıyla bunun bir programının olması lazım. Ancak kooperatif mantığı içerisinde üreticiyi sattığı ürüne göre para almayacak, sisteme sunduğu tarım toprağı ve emeğine göre para alacak. Yoksa herkes sadece belirli alanlara yönelir. Kargaşa çıkar. Bu işin gerisinde ne kalıyor, pazarlama işi kalıyor. Bu iş de sanıldığı kadar zor değil.  Mesela Urla’da bir ‘Enginar Festivali’ yapıldı. Sibel Hanım’ın çok iyi bir noktaya getirdiği bir iş gerçekten. Urla’nın tanıtımına da ciddi katkısı olmuştu.

“ARACI ARADAN ÇEKİLECEK, HALKA SATIŞ MARKETLERİ GELECEK”

Bizim tarımda en büyük sıkıntılarımızdan biri, aracının, yani emek sarf etmeden birilerinin çok fazla para kazanıyor olması. Urla’nın zamanında halka satış marketleri vardı. Biz bu marketleri yeniden canlandıracağız ve bu marketlerde kendi ürünlerimizi satacağız. Öte yandan ürünlerin belki de bir kısmı işlenmeli de. Biz bu anlamda hem saha olarak hem de teknolojik olarak hazırlığımızı yapacağız. Üretime göre tabi bu iş büyüyecektir. Yani biz bu anlamda üretici ile tüketiciyi buluşturacağız. Üretici orada zaten kazanacak, kazandıkça da memnuniyet artacak.

Bir de şu çok önemli; Bizim Urla sınırları içerisinde çok fazla hazine fazlası yerimiz var.  Bu arazilerin büyük çoğunluğu da boş. Ancak boş olmasının bir sıkıntısı var. Yönetmelik gereği Hazine eğer isterse, buraları TOKİ vasıtasıyla yarın - öbür gün imara da açabilir. Bunları yaparken Belediye’ye de sormayabilir. Biz halen bununla ilgili bir tedbir de almadık. Yapılması gereken ise,  hazineye ait arazilere tarım alanı için imar planı yapılması. Bir kere imar ile olan bağını koparmalısın. Bu çok önemli. Hazine’ye gittiğin zaman hazine sana tarım arazisi kapsamında bu arazileri tahsis edebiliyor. Öte yandan Urla’da her üreticinin kendi toprağı yok. İcar dediğimiz, kendi tarlası olmadığı için bir başkasının tarlasında tarım ile uğraşan insanlar var. Biz bu araziler ile onlara tarım alanı yaratacağız. Böylelikle iki şey yapacağız. Hem o boş arazilerin imar ile olan bağlantısını keseceğiz, hem de toprağı olmayan üreticiye toprak tesis edeceğiz. Böylelikle onları üretime dahil etmiş olacağız.

Bizim projelerimizin iç içe olması çok önemli. Bahsettiğimiz arazilerde bir de hobi bahçeleri kuracağız. Bu hobi bahçelerinde İzmir’in merkezinde yaşayan ve şehir hayatından kaçmak isteyen insanlara tarım yapmayı öğreteceğiz. Küçük çiftlik atölyelerine gelen insanlar hafta sonlarında gelip tarım yapacak. Gelemediği zaman da bizim topraksız köylülerimizin bir kısmını buraya kaydıracağız. Zaten bu insanlar aynı zamanda tarım yapmayı öğretecek olan kimseler olacak. O, gelecek şehir hayatından uzaklaşacak, belediye için çalışacak. Orada ki üretimi de sisteme dahi edeceksin.

Pencere Haber: Türkiye’deki ekonomik kriz ortamından Urla’nın daha az etkilenmesi için neler yapılmalı?

Murat Gül: Bu durumun nedeni emekçilerin emeklerinin karşılığını alamamalarıdır. Böyle olunca köylü ve çiftçi mecburen topraktan uzaklaşmak durumunda kaldı. Ancak yerel yönetimlerde tarımı nasıl düzelteceğimize dair çok güzel örnekler var. Örnek vermek gerekirse Ovacık Belediye Başkanı'nın bu anlamda çok güzel projeleri var. Bizim kendi partimizde, komşu ilçemiz Seferihisar'da, Sayın Tunç Soyer’in çok önemli işleri var. Yani her şeyi yukarıdan beklemeden, yerel yönetim anlayışı ile bir şeyleri başarmak mümkün. Bizim Urla’da yapacağımız projede de Belediye, köylülerle ortak bir kooperatif kursun düşüncesindeyiz.

Pencere Haber: Aday olursanız meclisteki kontenjan hakkınızı ne yönde kullanacaksınız?

Murat Gül: Belediye Başkan adaylarının, mecliste bir kontenjan hakkı vardır. Ancak biz tek başımıza hareket etmiyoruz, hepimiz bu ailenin birer ferdiyiz. Biz bu meseleleri öncelikle aile içinde konuşacağız. Ben kontenjanımı özellikle köylü arkadaşlarımızdan, tarım sektöründen bir meclis üyesi olarak kullanmayı düşünüyorum. Yeri geldiğinde bunu tüm arkadaşlarımızla tartışacağız. Tarım yapan arkadaşlardan kendilerine bir temsilci seçmelerini isteyeceğiz.

Pencere Haber: 24 Haziran sonrası CHP’de yükseliş için neler yapılmalı?

Murat Gül: 24 Haziran sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir ivme yakalayabilmesi için genç adaylara ihtiyaç var. Bu konuda büyüklerin daha sağduyulu olacağını düşünüyorum. Bazı meselelerden dolayı, ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak kamuoyunda fazla tartışıldık. Sonuçta bir aileyiz ve yeniden bir aradayız. Birlikte yürüyeceğiz. Ülkede kötü giden o kadar şey varken, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan aile içi bir kavga gündeme taşınmak isteniyor. Bunların çok fazla büyütülmemesi gerek. Yaralar sarıldı ve artık seçime gidiyoruz.


ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Politika haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA