URLA ENGİNAR FESTİVALİ REHBERİ

Bu sene 4. sü düzenlenen Urla Enginar Festivali’ne hoş geldiniz. 3 gün boyunca festival için Urla’ya gelen yerli ve yabacı konuklar Urla sokaklarında enginar kokusunun, lezzetinin ve mucizesinin peşinde olacak. Yeni başlayanlar için mini festival rehberi hazırladık. İşte Urla'daki Enginar Festivali'nin tadını çıkartmak için bilmeniz gerekenler.
Bu haber 2018-04-26 18:11:13 eklenmiş ve 646 kez görüntülenmiştir.

 

-Nerdeyse tüm meydan ve meydana yakın sokaklar tezgâhlar dolusu taze enginar, çeşit çeşit enginarlı yiyeceklerle dolu olacak. Öncelikle evde pişirmek için taze enginar almak istiyorsanız satıcılara "Sakız enginarı" değil mi? diye muhakkak sorun. Sakız enginarı Urla'nın yerel ve coğrafi işaret almış enginarıdır. Sakız enginarının bir özelliği de taç yaprakları gibi saplarının da yenebilmesidir.

-Bu arada vaktiniz varsa mutlaka bir enginar tarlasını ziyaret edin. Bol bol fotoğraf çekin.

-Tezgâhlarda size sunulan farklı enginar yemekleriyle tanışmadan önce geleneksel lezzetleri deneyimleyin. Aklınızda sadece zeytinyağlı enginar varsa ezberleri bozma zamanı geldi demektir.

-Urla çarşısının eşsiz lokantaları damağınızı yerel enginar lezzetleriyle tanıştırmak için ideal mekânlardır. Burada çeşit çeşit lezzetli yemekler ve geleneksel reçetelerle pişirilmiş enginar yemeği yemek mümkün.

-Etsiz doyamıyorum diyenler için körpe kuzu etiyle pişmiş enginar, et yemiyorum diyenler için baklalı zeytinyağlı enginar, bir Ege klasiği olan enginar dolması...

-Bu olağanüstü enginarların lezzetine varmak için tek yapmanız gereken tabağınızdaki enginarın yapraklarını sıyırmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

-Geleneksel enginar tarifleriyle tanıştıktan sonra sırada yenilikçi lezzetler var. Bu bölümde alternatifler çok fazla. Ama bizim tavsiyemiz özellikle gastronomi okullarının genç şeflerinin hazırladıkları özgün şaşırtıcı lezzetler. Enginarla hazırlanan; suşi, turşu, mücver, dondurma ve çeşitli tatlılar muhakkak tadılmalı.

-Yabancı şeflerin ve Urla'nın çok kültürlü yeme içme geleneklerinin anlatıldığı atölyelerin en azından birine katılmalısınız. Atalardan kalma yeme içme alışkanlıklarına bağlı, içinde yaşadıkları doğayla barışık insanlarla bir arada olmanın keyfine varın.

-Festival alanında 2-3 saat geçirip enginara doyduysanız Urla sokaklarında köylerinde vakit geçirmenin zamanı gelmiştir. Urla'nın eski pazar yeri Malgaca Pazarı’nda yorgunluk atın. Yer bulabiliyorsanız pazardaki yarım asırlık çay ocağında bir çay için.

-Sanat sokağındaki atölyelerde Urlalı sanatçıların elinden çıkan eserleri keşfedin. Bu atölyelerde enginar çiçeğinden ilham alınmış çeşit çeşit çalışma var. Sokak müzisyenlerinin dinletisi eşliğinde sevdiklerinize hediye seçin.

-Urla'da hem ruhunuza, hem de midenize iyi gelecek çok köy var. Onları keşfedebilirsiniz. Efil efil esen rüzgârın eşliğinde Urla İskele’de büyük şair Yorgo Seferis'in doğduğu, çocukluğunun geçtiği, bahçesinde koruk suyu içtiği evini dolaşıp bahçesinde kahve içebilirsiniz.

-Tanrıların iksiri olarak nitelenen zeytinyağının ilk bilinen en eski işliği Urla'da. 2 bin 600 yıllık geçmişe sahip "Klazomenai" zeytinyağı sıkım tesisleri ile tanışın. Dünyanın en büyük Zeytinyağı müzesi de yine Urla'da. Uzunkuyu köyündeki "Köstem Zeytinyağı Müzesi" ziyaret edilebilir.

-Urla Yarımadası’nda bu mevsim yapacağınız yolculukta size enginar bahçeleri, Ege'nin iyotlu rüzgârlarıyla buluşan zeytinlikleri yol yeni yeni yeşermeye başlayan bağlar, çam ağaçları, katırtırnaklarıyla dolu tepeler ve çeşit çeşit açmış karçiçekleri eşlik edecek. Urla Bağyolu'nu ziyaret edip yerel bağlarla tanışıp, kendinizi İtalyan kasabalarında hissedebilirsiniz.

-Demircili Köyü’nün olağanüstü koyları denizin ve huzurun tadını çıkarıp, doğanın sesini dinlemek isteyenler için ideal. Denizle iç içe olan enginar bahçelerinde, yeni açan mor enginar çiçeklerinin doyumsuz görselliği büyüleyicidir.

-Bazıları bir insan boyuna ulaşan korkulukları ile fantastik bir atmosferi olan Barbaros Köyü, narenciye ve nergis kokularıyla bezeli Balıklıova da ziyaret edilebilecek en güzel köylerden biridir. Balıklıova’da denize karşı bir çay bahçesinde oturup turkuaz denizi seyredip huzura dalabilirsiniz.

-Yerel deniz ürünlerinin sıra dışı lezzetlerini seviyorsanız küçük balıkçı köyü Özbek uğramanız gereken noktalardan biri.

-Antik çağlardan günümüze gelen, atası devedikeni yani kenger olan bu mucizevi bitki, gastronomi dünyasının özel mutfaklarında rafine bir lezzet olarak yer bulmuştur. Bu festivalde doğanın cömertliğinin, baharın fışkıran tazeliği ve bereketinin bir arada olup tadına varmak gerek. Bunun için de tadıp, koklamanız ve hissetmeniz şart.


ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Gastronomi haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA